Bekir Develi'nin Âyet-ül Kübra Hayreti
Bir arkadaşımızın, bizim de içinde olduğumuz bir gruba atmış olduğu çok kısa fakat çok güzel bir video dikkatimi çekti. Risale-i Nurları tenkit için, birkaç yerini okumuş, okuduğu yerleri de anlamamış; sadece serrişte etmek ve çarpıtmak için de aklıma geleni yazanların çoğaldığı böyle bir zamanda, bu muhtevadaki videoların çoğaltılması ve çeşitli zeminlerde paylaşılması gerekir.
Çarpıtanlardan biri de Fehmi isminde bir arkadaş mesela. Kendisini bizzat bu konuda tartışmaya davet eden arkadaşımızın karşısına çıkmak yerine, Nurlardan cımbızlarla çeşitli alıntılar yapıyor. Bu alıntılar ve bazı söylentiler üzerine, çarpık ve su-i zan dolu yorumlar yapıp yayımlıyor. İşin aslını ve doğrusunu yorumlara yazıyorsun ama pek aldırdığı da yok.
Son bir paylaşımında bir rüyaya takmış arkadaş. Üstadın rüyasında birini öldürme emri aldığını anlatıyor.Bunlar zaten işlerini rüya ile yapar manasında da yorumlar ekliyor. Adı üzerinde rüya bu. Rüyada insanın kendi tasarrufu olamaz. Ama biri seni rüyada ikaz edebilir veya bir tavsiyede bulunabilir.Adam bunu bile medar-ı tenkit yapabiliyor.
Fakat bunun gibi kötü niyetlilerin yanında, gruba gönderilen videoda olduğu gibi,müspet anlatımlar da yok değil. Müspet anlatımlarda, en çok Ahmet Kavlak Hocamıza ait olanlar. Ahmet Kavlak Hocamızın felsefe ve mantık bilgisi de olduğundan, bu bilgisini Nurların yüksek temsilleriyle birleştiriyor ve bunlardan harika çıkarımlar yapıyor. Bunlardan "delil" ile "bürhan" arasındaki farkı anlattığı bir konuşması çok dikkatimi çekmişti.
"Delil" için, "aksi mümkün veya gösterilebilir İddaa" tanımını "bürhan" için ise "akıl ve kâinat hakikatleri ile desteklenmiş, aksi mümkün olmayan hüccet" ifadesini kullanıyor. Mesela "Bir iğne ustasız,bir harf kâtipsiz olmaz." aksi mümkün olmayan bürhan hükmünde bir kanundur. Aksi, mümkün değil yani. Mesela 25. Pencerede geçen "Sanatlı bir eser, sanatkârı icab eder." cümlesi ve devamı da bu cinsten. Bürhan........
