menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Hadis Usûlü Ekseninde Kertenkeleler ve Öldürülmesi ile İlgili Hadisler-2

4 0
monday

Kertenkelenin Öldürülmesinin Sevabı Hakkındaki Hadisler

Bu konuya dair kaynakları araştırdığımızda karşımıza şu hadisler çıkmaktadır:

Ebu Hureyre aktarıyor, Resulullah (ASM) dedi ki: “Her kim bir kertenkeleyi ilk vuruşta öldürürse, ona şu ve şu kadar sevab vardır. Her kim onu ikinci vuruşta öldürürse, ona şu ve şu kadar sevab vardır ve her kim de onu üçüncü vuruşta öldürürse, ona da şu ve şu kadar sevab vardır.”[1]

İbn Mes’ud (ra) aktarıyor, Resulullah (ASM) dedi ki: “Her kim bir yılanı öldürürse ona yedi sevab yazılır. Her kim bir kertenkeleyi öldürürse ona bir sevab yazılır. Kim akıbetinden korkarak, yılanı öldürmeyi terk ederse bizden değildir.”[2]

Bu hadisler tarih bilimi noktasında şüphe getirmeyecek derecede kesinlik içeren Hz. Peygamber’e (ASM) isnadı sahih sözlerdir. Bu açıdan inkâr etmeye çalışmanın veya uydurma diyerek göz kapatmanın bilimsel bir tavır olmadığı barizdir.

Bu hadisleri belagat kaideleri çerçevesinde birkaç yönden ele alabiliriz:

Birinci yön: Bu tarz hadisler, terğib hadisleri sınıfına giriyor. Bunu şu temsille anlatabiliriz: Bir şehirde bir köpek kuduz olsa, akabinde şehir halkına saldırıp birçok kişiyi ısırmakla kuduz edip öldürse, bu durumda şehrin vâlisi “O köpeği öldüren kişiye 100 sevap vardır” derse bu söz bir abartı değil hakikatin kendisi olur. Çünkü Kur’anın açıkça bildirdiği üzere “Bir kişiyi ölüm tehlikesinden kurtaran ve ihya eden kişi, bütün insanları ihya etmiş gibidir.”[3] Bir kişiyi ölümden kurtaran kişiye, bütün insanları ihya etmiş sevabını vaad eden Kur’anın şümullü rahmetinin yanında Hz. Peygamber’in (ASM) bu tarz terğib hadisleri abartı değil, sönük kalmaktadır. Hz. Peygamber’in (ASM) bu tarz hadisleri bu manada zehirli kertenkelelerden bir tanesinin verebileceği en büyük zararı ifade etme noktası için geçerlidir diyebiliriz. Mesela bir zehirli kertenkele, büyük bir İslam âliminin ve bilim adamının ölümüne yol açsa, sonra bir kişi o kertenkeleyi öldürse hadisin manası ve kertenkelenin verdiği zararın büyüklüğü gözle görünür. Hiçbir itiraz söz konusu olamaz.

Hz. Peygamber’in (ASM)

Medine’de salgın hastalıklara yol açan…tehlikeli mikrop, bakteri ve zehirler taşıyan…böcekler ve haşereler gibi mikroplu canlılarla beslenen…

kertenkelelerin zararından kurtulmak için koruyucu hekimlik manasında Medine’nin idarecisi, İslam Devleti’nin başı ve bütün canlıları yaratan Allah’ın yeryüzü halifesi sıfatlarıyla böyle bir karar vermesi ne idarecilik, ne de peygamberlik noktasında reddedilebilecek bir durum değildir. Ayrıca Hz. Peygamber (ASM) bir katliam yapılmasını emretmiyor; Medine’den, diğer İslam şehirlerinden ve insanların yerleşim alanlarından bu zararlı hayvanların uzaklaştırılmasını hikmet gereği emrediyor.

Yüz milyonlarca insanını veba salgınlarında fareler yüzünden kaybeden Ortaçağ Avrupası’nın acı tabloları Hz. Peygamber’in (ASM) bu tarz uygulamalarının ne kadar yerinde olduğunu gösterir. Ki Hz. Peygamber (ASM) bir hadisinde fâreyi de fâsıkçık olarak nitelemiş ve hayvan öldürmenin genel kural olarak yasak olduğu Harem bölgesinde dahi —verebileceği müthiş zarardan dolayı— farenin görüldüğü yerde öldürülmesini emretmiştir.[4]

İkinci yön: Bu hadislerdeki bazı ince ifadeler bu hadislerin mecaz manada olduğuna karineler içeriyor: “Kertenkele gibi küçük bir canlının 2-3 darbede öldürülmesi”, “Âkıbetinden korkarak yılanı öldürmekten vazgeçme”, “Vazgeçenin İslam toplumundan sayılmaması gibi…” Bu konuyu aydınlatacak manada Nuaym bin Hammad tarafından şöyle bir rivayet aktarılıyor:

“Hz. Peygamber, Mervan b. el-Hakem’e (ö.65/685) keler (kertenkele) oğlu keler diye isim koymuştur.”[5]

Mervan bin Hakem’in babası Hakem bin Ebi’l-As, Mekke fethiyle İslam’a teslim olmuştur. Fakat Hz. Peygamber’in (ASM) evinin kapısına kulağını dayayarak Onun sırlarını elde etmek istemiş ve öğrenmiş; fakat durum Hz. Peygamber (ASM) tarafından fark edilmiş ve bir rahatsızlığa yol açmıştır. Bu manada Hakem, Hz. Peygamber (ASM) tarafından, insanların evlerinin kapısına ve duvarlarına yapışan “keler”e benzetilmiştir. Oğlu Mervan da babası gibi bir ahlaka sahip olduğu için keler........

© Risale Haber