menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

(Katre-Reşha-Zühre Bahsinin Şerhi)-4

43 0
29.03.2026

Esmaü’l-Hüsna ve İnsanın Kemal Yolculuğu

Esmaya Mazhariyet Dereceleri

Üstad olayı özetliyor: “İnsan çendan bütün esmâya mazhar ve bütün kemâlâta müstaiddir. Lâkin, iktidarı cüz'î, ihtiyarı cüz'î, istidadı muhtelif, arzuları mütefavit olduğu halde, binler perdeler, berzahlar içinde hakikati taharrî eder. Onun için, hakikatin keşfinde ve hakkın şuhudunda berzahlar ortaya düşüyor; bazılar berzahtan geçemiyorlar.

[Buradaki “berzahları” nefs-i emmare ve yedi mertebesi; şahsiyet ve enaniyetin dereceleri gibi düşünebiliriz. Bunların her biri hakikat ve hak yolunda önümüzde bir perde ve aşılması gereken bir berzahtır. Üstad “Cep fenerini” boşuna kırmıyor. O fener, Üstad ile “hakikat-i kâinat” arasına giriyor. Demek kendine güvenmek değil, celal ile kendi aklını ve enaniyetini yere çalmak bazen mesafe kat ettiriyor.]

Kabiliyetler başka başka oluyor; bazıların kabiliyeti, bazı erkân-ı imaniyenin inkişafına menşe olamıyor.

[Marifet, tefekkürün bir seviyesi ve bilginin bir derecesinin adıdır. Tasavvur tarzındadır. Hakikati arama esnasında oluşur. Marifet, bu boyutuyla ilimden geridir. İlim ise, “tasdik” in ve hakikati bulmanın sonucudur. Bu seviye “ilme’l-yakîn” dir; tahkikî imanın ilk mertebesidir. Bazı kişiler zihin dağınıklığı, yorgunluk, meşgale ve saire sebeplerden dolayı hakikati bulamıyor, en fazla “marifet” sahibi olabiliyor. İlmin bir ileri seviyesi “ayne’l-yakîn” e tekabül eden “iz’an” dır. İz’an seviyesi, kalbe yerleşen bilginin adıdır. Şuhudî iman mertebesidir. Bu manada herkes tahkikî imana ve mertebelerinde yol almaya erişemiyor. Kabiliyeti yetmiyor. Veya bir konuda odaklanamıyor, gelişmiyor, kendini zorlamıyor veyahut ihtiyaç hissetmiyor. Bu da inkişafı engelliyor.]

Hem esmânın cilvelerinin renkleri mazhara göre tenevvü ediyor, ayrı ayrı oluyor; bazı mazhar olan zat, bir ismin tam cilvesine medar olamıyor.

[Hâfız ismi ve muhafaza hakikati, güçlü olan aslanda “saldırma fiili” ile kendini gösterirken; güçsüz hayvanda “kaçma fiili” ile kendini gösterir. Firar hakikati, kuşlarda “uçma”; balıklarda “derine dalma”; ceylanlarda “koşma” şeklinde; yürümekten âciz bukalemunlarda ise, “kamuflaj yapmak” ile kendini gösterir. Demek aynı hakikat mazhara göre görünüyor. Fakat bu Hâfız isminin bütün özellikleri insanlardan olan askerlerde görünür. Bordro Berelilerde olduğu gibi… Denize de dalar; hızlı da koşar; helikoptere binip de kaçar; olmadı kamuflaj yapar. Demek tam mazhariyet insandadır, diyebiliriz.]

Hem külliyet ve cüz'iyet, ve zılliyet ve asliyet itibarıyla, cilve-i esmâ başka başka suret alıyor;........

© Risale Haber