menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Onur Temelli Hukuk Anlayışı

6 0
03.07.2026

Hukukun bütün kavramları, aslında insanın yaratılıştan taşıdığı onur etrafında şekillenir.

Risale-i Nur’da insanın “kâinatın en mükerrem misafiri” olarak tanımlanması, bu onurun sıradan bir değer değil, varlığın merkezine yerleştirilmiş bir hakikat olduğunu gösterir.

Onur, yalnızca bireysel bir duygu değil; adaletin, hürriyetin ve toplumsal düzenin temelidir. Bu yüzden hukuk, insanın mahiyetindeki kıymeti tanımadan gerçek anlamına kavuşamaz.

Süreğende hukuk çoğu zaman teknik bir alan gibi ele alınıyor.

Maddeler, prosedürler, dosyalar, duruşmalar…

Fakat insanın fıtratındaki değeri hesaba katmayan bir hukuk, ne kadar gelişmiş görünürse görünsün, adaletin ruhunu taşıyamaz.

Bediüzzaman’ın yaklaşımı tam da burada yol göstericidir: Hukuk, insanı merkeze almadıkça anlamını kaybeder. Çünkü insan onuru, hukukun hem başlangıç noktası hem de nihai hedefidir.

Mevcut ‘dijital çağda’ özelin-mahremiyetin zedelenmesi & payimal olması sosyal hayatta ayrımcılık, kamusal alanda güç ilişkilerinin acımasızlaşması gibi meseleler, insan onurunu doğrudan etkiliyor.

Bir kişinin özel hayatının izinsiz şekilde ifşa edilmesi, bir topluluğun kimliği üzerinden küçümsenmesi veya bir bireyin ekonomik gücü olmadığı için haksızlığa uğraması… Bunların hepsi onuru ortadan kaldıran örneklerdir.

Risale-i Nur’un........

© Risale Haber