menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Adaletin Kalbi: Vicdan

3 0
10.07.2026

Vicdan, Risale-i Nur’da insanın iç dünyasında kurulan en sessiz ama en güçlü mahkemedir.

Bediüzzaman, vicdanı yalnızca ahlaki bir duygu olarak değil; kalbin penceresi, fıtratın aynası, hakikatin gözetleyicisi ve marifetullahın en canlı zemini olarak ele alır. “Vicdan nezzardır, kalb penceresidir” ifadesi, bu derin yapıyı anlamak için anahtar niteliğindedir.

Nezzar; gözetleyen, dikkatle bakan demektir.
Vicdan, insanın iç âleminde olup biteni gözetler; kalpte doğan niyetleri, düşünceleri ve duyguları fıtratın hakikatine göre tartar.

İnsanın fıtratı şuurludur.
Bu şuurlu fıtratın en belirgin tezahürü vicdandır.

İnsan, vicdanı sayesinde kendi aczini, fakrını, kusurunu ve ihtiyaçlarını hisseder. Aynı vicdan, iyilik, adalet, merhamet, hürmet gibi değerleri de içten içe bilir.

Akıl delillerle yürür; vicdan ise doğrudan hisseder. Akıl kâinata bakarak Sâni’yi bulur; vicdan kendi iç âlemine bakarak Rabbini tanır.

Vicdanın bu yönelişine Risale-i Nur “vicdan cezbesi” der.
Cezbe; çekilme, yönelme, bir merkeze doğru içten bir hareket demektir.
Merkeze, merkezin içinden içine…

İnsan, vicdanında kendi zayıflığını hissederken aynı anda bir nokta-i istinad ve nokta-i istimdad arar. Yani dayanacağı bir kudret, yardım isteyeceği bir merhamet sahibi arar.

Bu arayış, vicdanın Allah’a yönelmesidir.
Bu yüzden Bediüzzaman, akıl tatil-i eşgal etse bile vicdanın Sânii unutmadığını söyler.

Vicdanın Allah’ı bilmesi ve Allah’dan başka hiçbir........

© Risale Haber