Öz Kardeş, En Birinci, En Yüksek ve En Fedakâr Talebe: Abdülmecid Nursi-8
Değerli dostlar! Bu yazımızda Bediüzzaman Said Nursi’nin ifadesiyle “öz kardeşi ve en birinci ve en yüksek ve fedakâr bir talebesi olan1 Abdülmecid Nursi’nin Ürgüp Müftülüğünden ayrılması ve Konya’ya taşınması, kızı Saadet’in Öğretmen Okulunu kazanması ve bitirmesi ile vatanı olan Van, Nurs’u ziyaret etmesi ve daha sonra Isparta’da Üstadı ziyaret etmesini anlatmaya çalışacağız inşaallah.
Abdülmecid Efendi 1952’de müftülük görevinden alınır. Hulusi Bey, Abdülmecid’in bu haksız tasarrufa çok üzüldüğünü söyler. Bunun üzerine Üstad, “Seni tekaüde ben ayırdım” deyip 25 kuruş kendisine, 25 kuruş da eşi Rabia Hanım’a olmak üzere üç aylık maaşını peşin olarak gönderir.2
Abdülmecid Nursi görevden alındığı zaman Üstad ona Risale-i Nurların gelirinden tayinat bağlar. Bunu Üstadı ziyaret eden Vanlı Kamil Acar ağabeyin ifadelerinden anlıyoruz. Kamil Acar şunları söyler: “Üstadımız, Hüsnü Ağabeye, 'Hüsnü, sen Konya'da ve Diyarbakır'daki talebelerin, dörder aylık, çocuklarının tayinlerini 35 kuruştan hesap et. Kayalar'ın ve Abdülmecid'in çocuklarının dört aylık paraları ne tutuyorsa Kâmil'e verelim, götürsün, versin. Bir de üniversite talebelerinin Konferans kitabını da (o zaman daktilo ile yazılmıştı) Kâmil'e verelim. Götürsün, kardeşim Abdülmecid'e versin. Acele Arapçaya tercüme etsin, bize göndersin. Arabistan'a göndereceğim' dedi. Sonra da bana dönerek, 'Konya'da şehir içinde Abdülmecid'in koltuğuna sokulma. Çünkü o korkaktır. Evine git, gör. Bu paraları da ekmekten başka bir şeye vermesinler.' dedi.”3
Merhum Halil Uslu, bu hatırayı Kamil Acar ağabeyden aynı şekilde defalarca dinlediğini belirttikten sonra “Ne garip tecelli, ne türlü anlayıştır ki; Abdülmecid Efendinin vefatından sonra bu tayinat kesilmiştir. Bu hususu merhum annemiz Rabia Ünlükul ifade etmiştir” der.4
Üstad, Abdülmecid Nursi ve çocuklarına verdiği nafaka ile ilgili olarak, bir seferinde gönderdiği nafaka ile beraber şu mektubu yazmıştır: “Abdülmecid, haremi ve çocuklarına, ‘Bu para hem mübarek, hem Nurların meziyeti olduğu için nafakadan başka hiçbir şeye sarf edilmeyecektir. Bir senelik tayinat bedeli 35 TL gönderiyoruz. Aldığınızda belirtiniz.’ Said Nursi.”5
Abdülmecid Nursi, on iki yıl boyunca sürdürdüğü müftülük görevinden alınınca Ürgüp’ten ayrılmak istedi. Ancak, sevenleri bir süre daha yanlarında kalması için ısrar ettiler. Talebelerinin ve Ürgüplülerin ısrarı üzerine üç yıl daha burada kaldı. Gerek müftülüğü sırasında ve gerekse görevden alındıktan sonra iman hizmetini devam ettirdi. Çok sayıda talebe yetiştirdi.6
Abdülmecid Nursi ve ailesinin Konya’ya taşınmaları ile ilgili olarak eşi Rabia Ünlükul şu bilgileri verir: “Kızım Saadet’in hem isminin koyulmasında ve hem de öğretmen okuluna gitmesinde Hz. Üstadın fikrini kıldık. Saadet doğduğu zaman Hz. Üstad mektup ile ‘ismini Saide koyun’ demişti. Eşim Abdülmecid onu Saadet olarak değerlendirdi. Saadet liseyi bitirdikten sonra Hz. Üstada Ürgüp’ten mektup yazdık. ‘Kız Öğretmen Okuluna kaydını yaptırmak istiyoruz. Sizler ne emir buyurursunuz?’ diye. Gelen cevapta ‘kaydını yaptırın bizden de bir öğretmen bulunsun’ diye izin çıkınca Konya’ya gelerek kaydını yaptırdık. Böylelikle Ürgüp’ten evimizi Konya’ya getirdik.”7
Abdülmecid Nursi kızı Saadet’in kayıt meselesini Üstada sorduğu gibi mezuniyetinden sonra atanması konusunu da Üstada danışmıştır. Bunun için Isparta’ya Üstadı ziyarete gitmiş, ancak Üstad ile görüşememiştir. Konu ile ilgili olarak Prof. Dr. Zekeriya Kitapçı şunları anlatmıştır: “Önce Saadet ablayla alakalı Hz. Üstadın duasını anlatayım. Sene 1958 diye hatırlıyorum. Yaz aylarından biri. Üstad Hazretleri Emirdağ’daydı. Ben evde nöbetçiyim, her gün öğleden sonra merhum Rüşdü Çakın ağabeyin dükkânına gider, Üstada gelen mektupları alır ve eve dönerdim. Yine böyle bir gün dükkâna gittim, orada Üstadın kardeşi Abdülmecid ağabeyi gördüm. İlk defa görüyorum, şaşırdım kaldım. Abdülmecid Ünlükul vücut yapısı itibarıyla sanki ağabeyi Bediüzzaman’ın ikiz kardeşi gibiydi. Onun Üstada gelmesinin çok özel bir sebebi vardı. Konya Kız Öğretmen Okulu’nu bitiren kızı Saadet’in Konya’ya tayin olması için ağabeyi Bediüzzaman’dan dua almak için gelmiş. Fakat Abdülmecid Ağabey, Hz. Üstadın Emirdağ’da olduğunu öğrenince, görüşemeden üzüntülü bir şekilde tekrar Konya’ya döndü. Konya’da ikamet ediyordu.
“Üstad Hazretleri iki gün sonra Emirdağ’dan geldi. Arabadan ayağını atar atmaz, “Keçeli! Sen benim kardeşimi niye misafir etmedin?” dedi. Üstad bunu nerden duydu hala bilmiyorum. Ben, “Üstadım! Abdülmecid ağabeyin kızı öğretmen okulunu bitirmiş, Konya’nın yakın bir yerine tayin olması için duanızı almaya gelmiş” dedim. Üstad hiçbir şey söylemeden, kendine has vakur adımlarla merdivenlerden çıktı ve odasına çekildi. Daha sonra ne mi oldu? Onu da anlatayım. Bu hadiseyi ben çoktan unutmuştum. Aradan 15 -20 gün geçti, Hz. Üstad kendisine gelen bir mektubu “oku” diye bana uzattı. Mektup Abdülmecid ağabeyden geliyordu. Abdülmecid Ağabey, Seyda dediği ağabeyi Said Nursi’ye teşekkürlerini bildiriyor, duaları bereketiyle kızının Konya’nın Sille beldesine tayin edildiğini yazıyordu. Sille Konya’ya sadece sekiz kilometre uzaklıktadır. İbrahim Kaynak Ağabey Saadet ablanın eşidir. Çok yerlerde Kaymakamlık ve Vali Yardımcılıkları........
