menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Eski Said’in En Yakın Talebesi: Molla Resul Gevri-2

6 2
28.01.2026

Değerli dostlar! Bu yazımızda Üstadımızın en yakın talebesi Molla Resul Gevri ağabeyin, Üstad ile İkinci Van dönemindeki hayatından kesitler sunmaya çalışacağız inşaallah.

Bediüzzaman Said Nursi, 1922 yılında Ankara’ya geldiğinde dehşetli bir durum ile karşılaşır ve bunu şöyle dile getirir: “1338'de Ankara'ya gittim. İslâm ordusunun Yunan'a galebesinden neş'e alan ehl-i imanın kuvvetli efkârı içinde, gayet müdhiş bir zındıka fikri, içine girmek ve bozmak ve zehirlendirmek için dessasane çalıştığını gördüm. Eyvah dedim, bu ejderha imanın erkânına ilişecek!”1

Bedîüzzaman, rivayetlerde gelen eşhas-ı âhirzamana ait haberlerin mühim bir kısmını ve hürriyetten evvel İstanbul'da tevilini söylediği hadîslerin ihbar ettiği âhirzamanın dehşetli şahıslarının Âlem-i İslâm ve insaniyette zuhur ettiğini görür. Ve yine gelen rivayetlerden, onlara karşı çıkacak ve mukabele edecek olan Hizb-ül Kur'an hakkında, "O zamana yetiştiğiniz zaman, siyaset canibiyle onlara galebe edilmez; ancak manevî kılınç hükmünde i'caz-ı Kur'an'ın nurlarıyla mukabele edilebilir" tavsiyesine müraatla, Ankara'da teşrik-i mesaî edemeyeceği için, kendisine tevdi' edilmek istenen meb'usluk, Dâr-ül Hikmet-il İslâmiye gibi Diyanet'teki a'zâlığı, hem vilayat-ı şarkıye vaiz-i umumîliği tekliflerini kabul etmez. Kendisini fikrinden vazgeçirmek için çalışan ve Ankara'dan ayrılmamasını rica için istasyona kadar gelen bir kısım meb'usların da arzularına uyamayacağını bildirerek Ankara'dan ayrılır, önce İstanbul’a sonra Van'a gider. Ve orada hayat-ı içtimaiyeden uzaklaşarak Erek Dağı eteğinde, Zernebad Suyu başında bir mağaracıkta idame-i hayat etmeye başlar.”2

Bediüzzaman’ın 1923’ten 1926’ya kadarki Van hayatının en yakın şahitlerinden biri de Molla Resul’dür. Hem Nurşin Camii derslerinde, hem Erek Dağı mağarasında, hem de dost sohbetlerinde ondan ayrılmayan en yakın talebelerindendir. Molla Hamid Ekinci, İsmail Perihanoğlu gibi dönemin canlı şahitleri bunu hatıralarında anlatmaktadırlar. “1923 yılı baharında Van’a gelen Bediüzzaman Said Nursî, burada yaz aylarında Çoravanis köyünde ve Erek dağında bir manastır harabesinde ibadet ve tefekkürle günlerini geçirmeye başladı. Kış mevsiminde Van’daki kardeşi Abdülmecid’in evinde ve Nurşin Camii’nde kalırdı. Beraberinde Molla Resul, Molla Yusuf, Molla M. Maruf ve Molla Hamid gibi zatlar bulunur, bunlara ders verirdi.”3

Dönemin şahitlerinden İsmail Perihanoğlu Nurşin Camii’nde ders almalarını şöyle anlatır: "Hazret-i Üstad Said Nursî'yi 15-16 yaşlarında iken Van'ın Nurşin Camiinde gördüm. Kopanisli Molla Yusuf, Çermikli Molla Yusuf, Molla Resul ve Molla Hamid'le beraber Üstad'dan Nurşin Camiinde ders aldık.”4 Perihanoğlu’nun Molla Resul’ün dost sohbetlerinde Üstad’la beraber olduğunu anlatan bir hatırası da şöyledir: “Yine bir gün bizim evde bir gece sohbet vardı. Bu sohbette Hazret-i Üstad, Şeyh Masum Efendi, Şeyh Enver, Şeyh Hasan, Molla Resul, Molla Zahir, babam Abdülmecid ve Faki Haydar Efendiler vardı. Ben o gün hem çay dağıtıyordum, hem de kulak misafiri oluyordum. "Üstad konuşmaya başlayınca bütün bu zatlar pürdikkat dinliyorlardı.”5

Bediüzzaman Said Nursi vefat eden talebelerine karşı çok vefalı hareket etmiştir. Perihanoğlu’nun aktardığına göre Bediüzzaman, Molla Resul gibi talebeleriyle Ermeniler’in şehit ettiği talebesi Molla Ahmedi Cano’nun kabrini 30 km öteden gelerek ziyaret etmiştir. Hatıra şu şekildedir: “Yine bir gün Molla Resul, Kopanisli Molla Yusuf ve ben, Üstad Hazretleriyle birlikte Zeve'ye gittik. Rus-Ermeni mezaliminde Zeve halkı tamamen şehit edilmişti. Van'a otuz kilometre mesafedeydi. Üstad ayakta durarak buyurdu ki: ‘Burası şehitler yatağıdır. Kardeşim Molla Ahmed-i Cano da burada yatıyor' dedi. Gözyaşlarını tutamayarak hazin hazin ağladı. Molla Ahmed-i Cano Hazret-i Üstad'la beraber okumuşlar. Daha sonra Üstad bir Mektup’ta bahsi geçen hayat mertebelerini bize ders olarak verdi. Biz de bu dersi yazıp çoğaltmıştık."6

Bediüzzaman Said Nursi, Van’da Nurşin Camii’inde halkı irşad ve tenvir için vaazlar verir. Ancak verdiği vaazlar haşir, nübüvvet, vahdaniyet, ahiret gibi ağır mevzular olunca Molla Resul Ağabey cemaatin bunları anlamadığı konusunda Üstadı uyarma ihtiyacı hisseder. Abdülkadir Badıllı Ağabey bu konuda şunları aktarır: “İşte, Hazret-i Üstad, bu resmi belgelere de dayanarak, Van'da iken ara sıra cemaate va'z ve nasihatlarda bulunmaktaydı. Molla Hâmid'in anlattığına göre; Üstadın vaazları, hep ilerde te'lif edilecek olan Risale-i Nurların hakikatlarından dersler şeklindeydi. Ağır imanî mevzuları işliyordu. Haşr-i Cismanî'nin hakikatını ispat gibi, cemaatın anlaması güç mes'eleleridir. Hatta bir gün Molla Resul müdahale ederek dedi ki: "Kurban, ezgulam! Sizin va'zlarınızı bizler bile anlayamıyoruz. Cemaat, avam-ı halktandır, nasıl anlasınlar!" Bunun üzerine Hazreti Üstad: "Evet, benim va'zlarım belki anlaşılmıyor. Fakat benim gayem, imanın temellerini sağlam şekilde inşa etmektir. Temel sağlam olursa, zelzelelerle yıkılmaz. Amma bununla beraber vaz' ettiğimde biriniz yanıma oturunuz, mevzu' fazla derinleşince hatırlatırsınız.” diye cevap vermişlerdi.

Yine Molla Hamid Efendi diyor ki: "Üstad Hazretleri Van'a ilk geldiği aylarda, Nurşin........

© Risale Haber