Savaşın Ülke Ekonomisine Etkisi
Ortadoğu’da eksilmeyen savaşlar başta ülkemiz olmak üzerek tüm bölge halkını etkileyerek kan ve gözyaşından başka bir şey bırakmıyor.
Dünyanın baş belası iki ülkenin attığı her bomba gelişmekte olan ya da kırılgan ekonomiye sahip ülkelerin yükünü artırmakla kalmıyor, altından dövize, ihracattan enerjiye gelecekte oluşacak tüm riskleri tedbirsiz bırakıyor.
Düşünebiliyor musunuz... Okyanus ötesinde bir ülkenin vatandaşları güllük gülistanlık içinde yaşarken, aynı ülkenin askeri personeli kilometrelerce uzağa gelip kan ve gözyaşı bırakıp gidiyorlar. Adına da demokrasi, insan hakları, dünya düzeni diyorlar(!)
Yanı başımızda bulunan, 534 kilometre sınırımızın olduğu, milyarlarca liralık ticaret yaptığımız ve doğalgazımızın 5’te 1’sini karşıladığımız ülkede savaş çıkmasının haliyle ekonomik faturası kaçınılmaz oluyor.
Savaşın başladığı gece borsa sert bir düşüşle güne başladı. Zamanla toparlanma eğilimine doğru görünüm sergiledi ancak yatırımcıların kaybı hayli yüksekti.
Savaşın ilk gününde, son aylarda önü alınamayan ve müdahalelerle düşürülmek istenen altın fiyatları tekrar yüzde 10 kadar yükseldi ve müdahale edilmek zorunda kalındı ki yapılan müdahale her ülke ekonomisi için artı yüktü.
Emperyalistler İran’a saldırmadan önce bir manav sahibi ile konuşurken “tezgahta neden kabak olmadığını” sormuştum. Manav, “Halde 120 liraya satılan kabağı tezgahta kaç liraya satayım” diyerek sitemli cevap vermişti. Normal şartlarda tüketiciler enflasyonla boğuşurken birde savaşın çıkması sebzeden meyveye, bakliyattan temizlik ürünlerine kadar tüm temel ihtiyaçların etiketini etkileyecektir!
Bilindiği üzere Basra Körfezi’ni Umman Denizi’ne bağlayan ve kritik bir enerji koridoru olan Hürmüz Boğazı İran’ın kontrolünde. Suudi Arabistan, Irak, Kuveyt ve Katar’ın milyarlarca dolarlık petrol ve doğalgazı bu hattan dünyaya pompalanıyor. Dünya petrolünün yüzde 20’si yani her 5 varilden 1’i de bu hattan geçiyor.
İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatması ve petrol varil fiyatının 85 doların üstüne çıkması üzerine ülkemiz akaryakıtta eşel mobil sistemine geçti. Yani akaryakıta gelen zam(lar) ÖTV’den yüzde 75’e kadar indirim yapılarak pompa fiyatına, vatandaşa, üreticiye, esnafa yansıtılmayacak. Tabi bu kaybın bütçe planlamasına ek yükü olacak ve yıl sonu planlanan yüzde 16 enflasyon hedefi sekteye uğrayacak ki Ocak ve Şubat’ta gerçekleşen toplam enflasyon yüzde 7.8’e ulaşmışken...
Mart ayının içerisindeyiz ama Erzurum için şiddetli kış 2, 3 ay daha sürecektir. Küresel ölçekte doğalgaza yansıyacak zam, devlet indirim yaparsa bütçesini etkileyecek, yapmaz ise zaten zar zor geçinen emekli ve asgari ücretlileri oldukça güç durumda bırakacaktır.
Emeklilere bayram ikramiyesi olarak 1000 lirada olsa bir zam yapılacağı düşünülüyordu. Ancak son yaşananlardan sonra bu zammın da verilmeyeceğine dair açıklamalar yapıldı.
Savaşın uzaması halinde Türkiye’de tatil için plan yapan turistler, yanı başında savaşın yaşandığı bir ülkeye olan rezervasyonlarını iptal ederek başka ülkelere seyahat edeceklerdir ki bu da turizm sezonunu sekteye uğratacak ve yeni bir kriz baş gösterecektir.
Bunun yanında ne kadar da sınırlarımız kapalı desek de savaşın uzaması halinde yaşlı, kadın ve çocukların üzerine bombalar yağarken ülkemiz onları acılar içinde ölüme terk etmeyecek, haliyle yeni mülteciler ülkemize ek maliyetler getirecektir.
Sonuç olarak iyisine, kötüsüne dahil olmadığımız bir savaş; gerek döviz satışı, gerek ÖTV indirimi, gerekse enflasyon nezdinde şu anda milyarlarca dolara mal oldu. Ve bu rakamlar savaşın her uzadığı gün artacak...
