Karanlık bir isim; Yücel Yeşilgöz!
Osman Kavala’nın sahibi olduğu İletişim Yayınları, bu kitabı neden yayınladı. Yayınevi sitesinde kitaba dair övücü bilgiler ne ifade ediyor? Kavala ile Yücel Yeşilgöz’ün ortak noktaları, paydaları neler? Bu sorular bizi belli bir kanaate ulaştırabilir mi? Görelim!
İletişim Yayınları sitesinde kitaba dair şu bilgiler mevcut; “… bir çalışmanın ötesine taşıyor; “suç” ve “suç örgütleri”ne getirilen kriminojik yaklaşımlar ve sosyolojik açılımlar, bu konuda daha önce yapılan benzer çalışmalardan farklı kılıyor. .. “Türkiye’de Mafya ve Uyuşturucu Ticareti” başlıklı bölüm, suç örgütlerinin malî kaynaklarıyla ülke ekonomisinin entegrasyonunu gözler önüne seriyor. Suç örgütleri karşısında polis teşkilatlarının durumunun irdelendiği sayfalar kitabın canalıcı bölümlerinden biri. Kitabın en özgün bölümü ise, uyuşturucu dünyasının bir numaralı ismi Kürt asıllı Hüseyin Baybaşin’in hem kendini hem de “âlem”ini anlattığı, Türkiye’ye politik göndermelerle dolu öyküsü; üstelik kendi ağzından. Türkiye’nin Mafyası, “Susurluk”la aleniyet kazanan ‘yeraltı dünyamız’ın ne menem bir şey olduğunu hem anlamak hem de ciddiyetini kavramak için önemli bir kitap”.
Susurluk üzerine adeta bir kurgudan oluşan kitabın çok kayda değer olmadığını düşünebiliriz fakat Türkiye üzerine atılı suçlar ilginç.
Orhan Pamuk’un, Epstein’i masumlaştırmak için kurduğu cümleler kadar fecaat ifadeler.
Troçkist Yeşilgöz’ün şaibeli geçmişi karanlıkta!
Bu başlık “Avrupa Türk Gazetesi”ne ait. Gazete Yeşilgöz’e dair şunları paylaşıyor; “1998’de NRC’ye verdiği röportajda aynı zamanda dostu olduğunu söylediği terörist-başı Öcalan’ı ‘Apo’ olarak nitelendiriyor. Yeşilgöz ayrıca kendisinin çalışkan birisi olmadığını ve içki içmeyi sevdiğini ifade etmişti.”
Avrupa Türk Gazetesi’nde yayınlanan habere göre Yeşilgöz’ün kaçış güzergahı da oldukça karışık, “12 Eylül 1980 askeri darbesi’nden sonra, işlenen siyasi cinayetlerdeki payından yırtmak için Irak’a kaçarak ardından da İran’a geçti. Oradan da Hollanda’ya kaçan Yeşilgöz, 84’te girdiği Hollanda’da daha Hollandaca öğrenmeden, kaynaklarca edinilen bilgiye göre sonradan diyet borcunu ödemek üzere Hollanda devletinin derinlerinden bazı referanslarla 1985 yılında Utrecht Üniversite’sinde Doğu Dilleri ve Kültürleri Bilim Dalı Bölümü’nde Çağdaş Türk Edebiyatı öğretim görevlisi oldu.”
Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği (SSCB) hala ayaktayken Marksist bir isim nasıl oluyordu da komünizm düşmanı bloğun önemli ülkesi Hollanda’da böyle kabul görüyordu?
Gazete; “Yeşilgöz DİSK mensubu olduğunu iddia etmektedir. Geçen süre içinde Yeşilgöz’ün neden Hollanda’yı seçtiği, Hollanda’nın yolunu nereden bulduğu, Türkiye’deki bölücü ve yıkıcı terör faaliyetleri esnasında batı destekli (Sovyet Sosyalizmi’ni bastırmak ve doğuyu ele geçirmek üzere batı istihbarat servislerinin icat ettiği yapay komünist akım olan) ‘Troçkist’ akımlar üzerinden Hollanda makamlarıyla nasıl iletişim içinde olduğu ve hiç bir zaman doğrulanamayan sözde ‘DİSK mensubiyeti’ her zaman karanlıkta kaldı.”
Bozkurt ismini Türk mafyası olarak lanse etti!
Türk mitolojisinde ender yeri olan ‘Bozkurt’ kavramını, kendisinin icat ettiği sözde Türk mafyasının sembolü olarak göstererek istihbarat servislerinin jargonunda ‘Grey Wolves’ / ‘Grijze Wolven’ olarak kullanılan terimin Avrupa’daki en önemli mucitlerinden birisi olarak biliniyor Yeşilgöz.
Yeşilgöz ‘Bozkurtlar’ terimi üzerinden Avrupalı Türklere nefret saçmıştır. Türklerin kültürleri gereği ve örneğin MHP ve Ülkücülük gibi fikir akımları nedeniyle mafya örgütlenmelerinin doğal birer mensubu gibi oldukları şeklinde yarattığı efsaneyle, sahte bir bilim insanı olarak istihbarat teorisine ‘Bozkurtlar’ (Grey Wolves / Grijze Wolven) kavramını Türk mafyasının ‘kriminoloji’deki bilimsel terimi’ olarak empoze ettirdi. Hollanda’da çalışan Türklerin yıllarca, devletin içindeki istihbarat örgütü AİVD’le eklentili gruplarca terörize edilmesine yol açarak kitleleri mağdur eden yine Yücel Yeşilgöz olmuştur.” (Kaynak: www.avrupaturkgazetesi.com)
Not: Yücel ve kızı Dilan kendilerini Alevi Kürt olarak sunuyorlar. Oysa Kürt Alevisini numune olarak dahi bulamazsınız. Kürt Alevisi diye ifae edilen kim varsa, onların kripto Ermeni olduğunu anlamalısınız.
