GÂVUR MEMLEKETİYMİŞ, ÖYLE Mİ?
Erzurum’da sözüne, sohbetine ve davranışlarına dikkat etmeyen; nerede ne söyleyeceğini bilmeyen insanlar için “devamsız” tabiri kullanılır.
Makamı, mevkisi, unvanı ne olursa olsun ülkemizde bu “devamsızlardan” azımsanmayacak sayıda insan var.
Bu hafta bu devamsızlardan biri Rize’den çıktı.
İlahiyat profesörü olduğu belirtilen bu kişi, Türkiye için “Eskiden İslam ülkesi olduğu kanaatini taşıyordum, şimdi ise gâvur ülkesi olduğu kanaatini taşıyorum.” şeklinde bir değerlendirmede bulunmuş.
Böylesine ağır bir ithamın, hele ki bir ilahiyat profesörü tarafından dile getirilmesi, ister istemez insanı düşündürüyor.
Nüfusunun büyük çoğunluğu Müslüman olan, camileri, Kur’an kursları, imam hatip okulları ve ilahiyat fakülteleriyle din eğitiminin önemli bir yer tuttuğu Türkiye’ye “gâvur ülkesi” yaftası vurmak ne kadar hakkaniyetlidir?
Üstelik bu ülkede imam hatip okulunda okuyup ilahiyat fakültesini bitirmiş, yine bu devletin sağladığı imkânlarla profesörlük makamına ulaşmışsanız, biraz da dönüp kendinize bakmanız gerekmez mi?
“Gâvur ülkesi” olarak nitelendirdiğiniz bu ülkeden aldığınız maaşın helalliğini hiç sorgulamıyor musunuz?
Devletin imkânlarından faydalanırken devleti ve toplumu toptan mahkûm etmek ne kadar doğru?
Elbette Türkiye’de yanlış giden işler olabilir.
Toplumun bazı kesimlerinde dinî hassasiyetlerin zayıflaması, ahlaki problemlerin artması, gençlerin dinle arasına mesafe koyması hepimizin üzerinde düşünmesi gereken........
