menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bu şehrin ekonomik durumunu anlayana helal olsun

2 0
yesterday

Değerli dostum gazeteci Mehmet Şener, bu haftaki  "sevinelim mi? üzülelim mi?" başlıklıklı köşe yazısında benim de kafama takılan bir konuyu gündeme taşıyarak okuyucudan görüş bildirmelerini istemiş.

Şener, Erzurum Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfının 71 bin 536 haneye ulaşıp, yardım yaptığı açıklamasından yola çıkıp, basit bir hesap yaparak yaklaşık 215 000 kişinin yardıma ihtiyaç duyduğunu yazmış.

Erzurum'un ekonomik parametresini ve vatandaşın durumunu yansıtan bu durumun gerçekliği konusunda bir takım yorumlar yapabiliriz.

Ramazan ayında bir hayırsever vatandaş,60 000 aileye gıda yardımı yaptığını duyurmuştu.

Cömertliğin tavan yaptığı bu ayda, başta Kızılay olmak üzere hayır kuruluşları, hayırseverler, yardım konusunda yarışa girmişler,  il içinden ve dışından şehre sağanak halinde yardım dağıtmışlardı.

736 000 nüfuslu Erzurum'da ihtiyaç sahibi aile sayısının yüksekliği ile sosyal hayatın gerçekleri karşılaştırıldığında ortada bir tuhaflığın olduğu görülmektedir.

153 741 motorlu aracın,197 862 konutun bulunduğu Erzurum'da, 137 928 konutun vatandaşa ait olduğu , il genelinde 89 000 emekli ile 185 000 aktif sigortalının bulunduğu tablosuyla bir karşılaştırma yapıldığında, gazeteci Şeneri'n dediği gibi "sevinelim mi? üzülelim mi? sorusuyla ister istemez muhatap oluyoruz.

TÜİK'e göre Erzurum, Türkiyenin 20'inci en yüksek sosyo ekonomik skora sahip şehriymiş.

Sanayi ve Tenoloji Bakanlığı’nın 2025 raporuna göre ise Erzurum, sosyo ekonomik gelişmişlikte 55'inci sırada olup, işsizliğin en düşük olduğu 9.il konumundaymış

Şehrin prestijli semtlerindeki astronomik daire fiyatlarına ve AVM'lerdeki alışveriş çılgınlığına, cafe ve lokantalardaki hareketliliğe bakılınca rakamlar arasında şaşırıp kalıyoruz.

Eğer şehirde zekât ve yardımlarla ayakta duran yüzbinler varsa bu durum ilgilileri düşündürmelidir.

 Yok, rakamlarda sıkıntı varsa, o zaman üretmeden, çalışmadan yattığı yerden destek almaya çalışanların sistem dışına çıkarılması sağlanmalıdır.

 Bu konuda ne durumda olduğumuzu net olarak bilmek durumundayız.

Dadaş, yardımlarla yaşamayı alışkanlık haline getiren bir karaktere sahip değildir.

İl dışından şehre büyük miktarda zekât ve yardım gönderen cömert iş adamlarımızı birikimleriyle şehirde istihdam alanları açmaya çağırırken, bu karışık durumla ilgili bize de "birileri bizle eğlenir mi  ?" sorusunu sormak düşüyor.                                                                                                  


© Pusula Gazetesi