Bilgi Çağında Hikmet Krizi
İnsanlık, tarihinin hiçbir döneminde bugünkü kadar bilgiye ulaşma imkânına sahip olmadı.
Birkaç saniye içinde dünyanın öbür ucundaki bilimsel çalışmalara erişebiliyor, cebimizde taşıdığımız telefonlarla geçmiş yüzyılların en büyük kütüphanelerinden daha fazla veriye ulaşabiliyoruz.
Fakat bütün bu gelişmelere rağmen kendimizi daha huzurlu, daha anlayışlı ve daha bilge hissediyor muyuz?
İşte belki de çağımızın en önemli sorularından biri budur.
Çünkü bilgi ile hikmet aynı şey değildir.
Bilgi, neyin nasıl olduğunu öğretir.
Hikmet ise neyin neden yapılması gerektiğini gösterir.
Bilgi insana güç verir.
Fakat hikmet, o gücün nasıl kullanılacağını belirler.
Bugün çocuklarımız bizden daha fazla bilgiye sahip olabilir. Dünyanın herhangi bir ülkesindeki gelişmeleri anında öğrenebilir, birkaç dakikalık bir araştırmayla pek çok konuda fikir sahibi olabilirler.
Ancak şu soruyu da sormamız gerekiyor:
Daha fazla bilgiye sahip olmak, daha olgun insanlar hâline gelmek anlamına geliyor mu?
Birçok insan mesleğinde son derece başarılı olabilir.
Fakat öfkesini yönetebiliyor........
