menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

'Faşizm Hayaletine Karşı Ne Yapmak Lazım? Macaristan, Fransa, Almanya Arayış Halinde...'

18 0
04.08.2026

Türkiye gibi seçimli otokrasiden artık totaliter düzen aşamasına geçmekte olan ülkelerde asgari düzeyde de olsa demokrasiye nasıl dönülecek? Macaristan gibi tehlikenin teğet geçtiği ülkelerde belanın bir daha yaşanmaması için nasıl bir hasar onarımı yapılmakta? Fransa gibi aşırı sağın kaçınılmaz biçimde iktidara yürümekte olduğu ülkelerde demokratik yapının kural ve kurumuyla korunması için ne gibi önlemler söz konusu?

Faşizmin ve jenerik uzantılarının durdurulamayan —ve bana sorarsanız uzun bir döneme yayılacak olan— yükselişi, özgürlük, hak ve eşitlik mücadelesini önemseyen herkesi "geçmişten ne kadar ders aldık ve bir daha nasıl bu tuzağa düşmeyiz?" sorusuyla baş başa bıraktı.

"Herkesi" dediğime bakmayın. Gelişmelerden kaygılananlar, siyasetin kokuşmuşluğu ve iklimin cehennemi etkisi konusunda uyurgezer olmayı tercih edenlerin yanında küçük bir azınlık.

Ama görünürde somut gelişmeler de yok değil.

En son haber Almanya'dan geldi. Deutsche Welle'nin haberine göre Almanya'da aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) partisinin yasaklanması için hukukçuların başlattığı girişime katılanların sayısı bini aşmış durumda.

Haberin ayrıntıları şöyle:

"Temmuz ayı ortasında AfD'nin kapatılması için federal hükümet ve Federal Meclis'e yönelik bir açık mektup yayımlayan Cumhuriyetçi Avukatlar Birliği (RAV), çağrıya destek veren hukukçu sayısının kısa sürede iki katına çıkarak bin 51'e ulaştığını açıkladı. Destekçiler arasında avukatlar, hâkimler ve savcılar da bulunuyor.

Derneğin AfD'nin yasaklanması çağrısında, Özgürlük Hakları Derneği'nin hazırlattığı bilirkişi raporu temel alınmıştı. Raporda, AfD'nin yasaklanması talebiyle Anayasa Mahkemesi'ne yapılacak bir başvurunun başarı şansının yüksek olduğu değerlendirilmişti. Raporu hazırlayan sekiz uzman, partinin demokrasi ilkesi ile insan onurunun korunmasına ilişkin anayasal güvenceleri ihlal ettiği tespitinde bulunmuştu.

Almanya'da bir siyasi partinin yasaklanması için Anayasa Mahkemesi'ne başvuru yapma yetkisi yalnızca Federal Meclis, Eyaletler Temsilciler Meclisi ya da federal hükümette bulunuyor. Ancak siyasi çevrelerde AfD hakkında bir yasaklama başvurusu konusunda görüş birliği bulunmuyor."

Parti yasaklamanın sorunları sadece ötelediğini biz kendi acı deneyimlerimizden biliyoruz. Ama Almanya siyaseti oldum olası gelişmelere siyah-beyaz bir optikten bakmış, çok uzun bir süre dünyaya bir yanlışlıklar silsilesi sunmuştur. Alman aklında nüansları ve esnekliği dışlayan bir yan olduğu da herkesin malumu.

Demokratik direnç dünyada stres testinden geçerken, Macaristan ve Fransa otoriter/bağnaz savrulmaya karşı liberal sistemlerin nasıl tepki verdiğini gösteren iki laboratuvar olarak öne çıkmakta. Macaristan çökmüş bir otokratik projenin enkazını kaldırmaya çalışıyor; diğeri ise olası bir otoriterliğe geçişi —devletin kılcal damarlarına sızmadan— boğmak için alelacele kurumsal bir barikat inşa etmekte.

Macaristan'da 12 Nisan 2026'da yaşananlar Avrupa siyasi tarihi için adeta bir deprem niteliğindeydi. 16 yıllık kesintisiz ve giderek otoriterleşen iktidarının ardından Viktor Orbán "gönderildi".........

© Para Analiz