menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

"Varlık Barışı Kanunu ve Türkiye Ekonomisi..."

9 0
05.06.2026

Kayıt dışı ekonomiyle savaşım, sermaye kaçışının tersine çevrilmesi ve kamu maliyesinin güçlendirilmesi, gelişmekte olan ekonomilerde sıkça başvurulan politika araçları arasındadır. Bu bağlamda Varlık Barışı, uluslararası yazında vergi affı veya sermaye geri dönüşü programları olarak bilinen düzenlemelerin Türkiye’deki uygulamasını oluşturmaktadır.

Bu programlar, vergi uyumu, sermaye hareketleri kuramı ve kamu maliyesi devingenlikleri açısından geniş tartışmalara konu olmuştur.

Türkiye’de 2008 yılından beri dönemsel olarak yürütülen Varlık Barışı düzenlemelerinin sekizincisi, 21 Mayıs 2026’da Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda kabul edilen ve 4 Haziran 2026’da Resmi Gazete’de yayımlanan 7582 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile hayata geçirilmiştir.

Kanun, Kurumlar Vergisi Kanununa “Geçici Madde 19” u ekleyerek yeni bir varlık barışı dönemi başlatmıştır.

Varlık Barışı 2026: Hukuki Çerçeve ve İşleyiş Unsurları

7582 sayılı Kanunun 10. maddesiyle getirilen düzenleme, gerçek ve tüzel kişilerin yurt dışında veya Türkiye’de olup yasal defter kayıtlarında yer almayan varlıklarını ekonomiye kazandırmayı amaçlamaktadır. Temel unsurlar şunlardır:

•  Kapsam: Para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları ile girişim sermayesi yatırım fonları.

•  Bildirim Süresi: 31 Temmuz 2027 tarihine kadar banka veya aracı kurumlara bildirim yapılabilecektir. Cumhurbaşkanı uzatma yetkisine sahiptir.

•  Getirme Zorunluluğu: Bildirimden sonraki iki ay içinde varlıkların Türkiye’ye getirilmesi veya yerli finansal kurum hesaplarına yatırılması zorunludur.

•  Vergi Oranları: Genel oran yüzde beş peşin vergi şeklindedir. Varlıkların vadeli hesap, devlet iç borçlanma senetleri, kira sertifikası veya girişim sermayesi fonlarında belirli sürelerle tutulması taahhüdü durumunda oran kademeli olarak sıfıra kadar inebilecektir. Taahhütnamelerden damga vergisi alınmamaktadır.

•  Ek Teşvikler: Son üç yılda Türkiye’de vergi mükellefiyeti olmayan yeni yerleşen gerçek kişiler için yurt dışı kaynaklı kazançlara yirmi yıl gelir vergisi muafiyeti; bildirilen varlıklar için vergi incelemesi ve tarhiyat muafiyeti (kötüye kullanma durumları dışında) sağlanmaktadır.

Bu düzenleme, önceki uygulamalardan kademeli vergi indirimi, girişim sermayesi fonu teşviki ve uzun vadeli yerleşim muafiyetiyle ayrışmaktadır.

Makroekonomik hedefleri arasında cari açığın azaltılması, bankacılık sistemine likidite sağlanması ve kayıt dışı ekonominin daraltılması yer almaktadır.

Vergi ve Maliye Politikaları Açısından Değerlendirme

Vergi politikası yazınında varlık barışı programları, kısa süreli sermaye geri dönüşü mekanizması olarak ele alınmaktadır.

•  Düşük vergi oranı ve inceleme muafiyeti, yurt dışındaki Türk sermayesinin ülkeye dönüşünü teşvik ederek döviz rezervlerini güçlendirir ve Türk lirası üzerindeki baskıyı hafifletebilecektir.

•  Kayıt dışı varlıkların sisteme katılması, gelecekte faiz, kira ve satış kazançları üzerinden olağan vergi geliri yaratma olanağı sunabilecektir.

•  Taahhüt mekanizması ve girişim sermayesi teşviki, uzun vadeli yatırımları destekleyebilir  ve İstanbul Finans Merkezi hedeflerine katkı sunabilecektir.

•  Bütçe açıklarını yeni borçlanmaya gerek kalmadan finanse ederek konjonktürel maliye politikası esnekliği yaratabilecektir.

Eleştiriler ve Riskler:

•  Olumlu etkinin kısa vadeli gerçekleşme olasılığı yüksektir; çünkü  geçmiş uygulamalarda getirilen varlıkların çoğu kısa sürede ülke dışına çıkmıştır.

•  Vergi sistemindeki yapısal sorunlar (yüksek oranlar, karmaşıklık, bürokrasi) çözülmeden kalıcı büyüme elde edilmesi zordur.

•  Sık tekrarlanan programlar, kamu maliyesinde geçici çözümlere bağımlılığı artırmakta  ve........

© Para Analiz