FÖŞ-ANALİZ: Başımıza mega proje yağacak
Pazar günü ekranlarınıza ulaşan videomda Türkiye’nin kaderini değiştirebilecek üç mega projeyi anlattım. Hürmüz ve Bab el-Mandeb’de güvenlik sorununun uzun süre devam edeceği varsayımı altında, Orta Doğu ve Güney Kafkasya’da alternatif enerji ve ticaret koridorlarının önemi hızla artıyor. Türkiye ise coğrafi konumu sayesinde bu yeni düzenin en büyük kazananlarından biri olabilir. Peki hangi projelerden söz ediyorum ve Türkiye bunlardan ne kadar para kazanabilir?
Hatırlarsanız, evvel zaman içinde, kalbur saman içindeyken, Sevgili Reis’in AKP’sinin oyu düştüğünde ya da ekonomi hız kaybettiğinde hemen bir mega proje açıklanırdı. Böylece hem Türkiye kimsenin kullanamayacağı kadar pahalı otoyollara, tünellere, havalimanlarına filan kavuşur, hem de müteahhitler vasıtasıyla ekonomiye on milyarlarca dolar akardı.
Zaman geçti, bütçede para kalmadı. Dışarıdan borçlanmak pahalandı. Ayrıca inşa edecek mega proje de pek kalmadı. Sevgili Reis’im son kurşununu Kanal İstanbul’a harcadı ama bu proje o kadar bilim kurgu, pahalı ve riskliydi ki tek kuruş finansman bulamadı.
Gönül isterdi ki Türkiye reform dinamikleriyle ya da dışarıdan gelen yabancı doğrudan sermaye ve teknolojiyle kalkınsın; ekonominin başlıca parazitlerinden biri gibi kanını emen rant rejimi bitsin.
Ama bunlar ufukta yok. Reis’in de iktidardan gitmeye niyeti yok. Bu yüzden yüzde 90’ımız her yıl biraz daha fakirleşiyoruz. Kişi başına gelirin durumunu bir kenara bırakalım, sosyoekonomik kalkınma anlamında da yeterli ilerleme kaydedemiyoruz. Çünkü rejim, birbiriyle kavga eden ve kendi palazlandırdığı yavrularını yemekle meşgul.
Ama Türk ne zaman zora düşse İlahi Güçler yardımına koşar.
Bu kez çevremizde bitmeyen savaşlar Türkiye’ye bir “connector economy”, yani bağlantı ekonomisi olma şansı kazandırıyor.
Güney Kafkasya ve Orta Doğu’dan üç büyük proje geliyor. Suudi Arabistan-Türkiye-Pakistan arasında imzalanan Mekke Paktı ve Paşinyan’ın Azerbaycan’la nihai barışın kapısını açabilecek anayasa değişikliği girişimi bu projelerin gerçekleşme ihtimalini yükseltiyor.
Üstelik benim tahminime göre Hürmüz ve Bab el-Mandeb’de normal ticari trafiğin önündeki engeller daha uzun süre devam edecek.
Hızla değişen dünyada talihin Türkiye’nin kafasına kakasını yaptığı bu üç büyük ikramiye nedir?
Ve daha önemlisi: Bize kaç para kazandırır?
Birinci büyük fırsat: TRIPP ve Güney Kafkasya
İlk olarak TRIPP’ten söz edeyim.
Bu proje, Güney Kafkasya’daki yeni ulaşım mimarisinin önemli parçalarından biri. Benim açımdan esas önemli tarafı, Türkiye’nin Azerbaycan ve Hazar üzerinden Orta Asya’ya bağlantısını güçlendirme potansiyeli.
Azerbaycan-Ermenistan barış sürecinin ilerlemesi, Nahçıvan bağlantısının açılması ve Türkiye-Ermenistan normalleşmesinin devam etmesi halinde Türkiye’den Kafkasya’ya, oradan Hazar’a ve Orta Asya’ya uzanan yeni bir ticaret ekseni ortaya çıkabilir.
Bunun enerji ayağı da var.
Hazar petrolü ve doğal gazının Türkiye üzerinden Avrupa’ya taşınmasında mevcut hatların yanına yeni kapasite eklenmesi, Türkiye’nin yalnızca transit ülke değil, bölgesel enerji fiyatlamasında söz sahibi bir merkez olma iddiasını da güçlendirebilir.
Ben bu projeye yalnızca “bir yol açılıyor” diye bakmıyorum.
Asıl mesele Türkiye’nin Avrupa-Kafkasya-Hazar-Orta Asya zincirinin batı kapısı haline gelmesi.
İkinci fırsat: Irak petrolünün Hürmüz’den kaçışı
İkinci büyük proje Irak.
Irak dünyanın en büyük petrol........
