menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Devlet gerçekten vaz mı geçti... 2,4 trilyonluk soru

14 0
29.11.2025

Vergi, devletin egemenlik yetkisinin en belirgin tezahürüdür. Ancak kimi zaman devlet, ekonomik, sosyal veya siyasal nedenlerle, toplaması gereken vergiden kendi iradesiyle vazgeçiyor. Kamu maliyesi literatüründe bu durum “vergi harcaması” olarak tanımlanır.

2024 yılı Vergi Harcamaları Raporu, devletin, bu yolla 2,4 trilyon TL tutarında potansiyel gelirden bilinçli biçimde feragat ettiğini gösteriyor. Bunun 1,1 trilyon TL’si gelir vergisi alanında gerçekleşiyor. Bu tablo mali gücün önemli bir kısmının istisna, muafiyet ve indirimler yoluyla belirli kesimlere yönlendirildiğini ortaya koyuyor.

Son dönemde Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek öncülüğünde ekonomi yönetimi, vergi harcamalarının azaltılacağını açıkça ifade etmektedir. Ancak temel soru şudur: Devlet gerçekten bu gelirlerden “vaz mı geçmiştir”? Yoksa vergi harcaması, sadece teknik bir muhasebe kaleminden mi ibarettir? Daha da önemlisi, bu muafiyetlerin kaldırılması yönündeki irade, sosyal, siyasi ve idari düzeyde sürdürülebilir bir kararlılığa dayanmakta mıdır?

ASGARİ ÜCRET İSTİSNASI

Raporun detaylarında, en büyük vergi harcaması kaleminin asgari ücret istisnası olduğu anlaşılıyor. 2023 itibarıyla bu kalemden vazgeçilen tutar 365 milyar TL olarak açıklanmıştır. Ancak burada temel bir çelişki var: Asgari ücret, vergiye tabi tutulmaması gereken bir geçim düzeyini temsil eder. Bu nedenle, asgari ücretin vergilendirilmemesini “vergi harcaması” olarak göstermek, devletin sosyal yükümlülüğünü bir “fedakârlık” gibi sunmak anlamına gelir.

Dahası bu kalemlerin vergi harcaması olarak gösterilmesi, teorik olarak bir gün devletin bu vergileri tahsil etme potansiyeline sahip olduğu varsayımına dayanır.........

© OdaTV