İbrahim Ustanın 'yeniden doğuşu'
Adana’da büyük bir restoran işletirken işleri ters giden İbrahim Usta’yı, 2021’de Fatih’te küçük bir dükkânda tanımıştım. Şimdi Beykent’te ikinci şubesini açtı. Onun hikâyesini dinlerken, bir mesleğe sahip olmanın insanın hayatında neye karşılık geldiğini düşünüyorum.
“İnsanın elinden her şeyi alabilirler ama mesleğini, sanatını alamazlar.”
İbrahim Usta’nın bu sözü beni ilk tanıştığımız güne götürüyor.
Yıl 2021. Pandemi dönemindeyiz. Fatih Kadınlar Pazarı’nda yeni açılmış, mütevazı bir kebapçıya giriyorum. İbrahim Usta, yanındaki kadın yardımcısıyla birlikte çalışıyor. O gün yediğim Adana dürümünü hâlâ hatırlıyorum. Ardından yağlı kara hazırlamıştı. Ciğerini de çok beğenmiştim.
Sohbet ederken Adana’da büyük bir restoran işlettiğini anlatıyordu. Sonra işleri ters gitmiş, İstanbul’a gelmişti. Anlattığı geçmişle içinde oturduğum küçük dükkân arasında büyük bir fark vardı. Önüme gelen yemekler ise tecrübeli bir ustanın elinden çıktığını belli ediyordu.
Birkaç yıl sonra yeniden uğradığımda işlerini biraz daha yoluna koyduğunu gördüm. Bu kez adresim, Adana Fatih Kebap’ın Beykent’teki ikinci şubesi.
DÜKKÂN BÜYÜMÜŞ, USTA YİNE TEZGÂHTA
Yeni yer, Fatih’te ilk ziyaret ettiğim dükkâna göre daha geniş ve ferah. Üst katı, büyük bir ocakbaşı ve kendi pide-lahmacun........
