menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Sapıklıktan girdiler, kuduzluktan çıktılar...

60 0
10.05.2026

Geçenlerde yazdım çocuklar, medyadaki çirkin dil yeni değil. Hatta iki örnek verdim size bu hususla alakalı, Çetin Altan ve İlhan Selçuk hakkında ağza alınmayacak neler neler yazılmış da basılmış…

Takdir edersiniz ki benim kütüphanem hatrı sayılır bir zenginlikte, nice eserler, yayınlar var raflarda. Bunların arasında çeşitli görüşleri yansıtan örnek niteliğinde makaleler çok. Bugün de bir başka iki ciltten bahsedeceğim size. Sağ medyanın solcular hakkında neler yazdığını ziyadesiyle iyi özetleyen iki kaynak bunlar…

"Komünizme ve Komünistlere Karşı Türk Basını" adındaki bu iki cilt 1965-1966 yılları arasında Türkiye'deki anti-komünist söylemin basındaki yansımalarını derleyen, soğuk savaş yargıları ve perspektifiyle hazırlanan kolektif bir yayındı.

Bu yayınların mihenk taşı ise muallak: o yıllarda Sovyetler işgalinden duyulan endişe ile komünizm büyük bir canavara dönüştürüldü. Sadece komünizm de değil, solculara karşı tahammülsüzlük çok yüksekti. Söylemleri dayandırmak için sağlam bir dayanağa ihtiyaç vardı ve Mustafa Kemal Atatürk’ün aslında hiç söylemediği “Komünizm Türk Dünyasının en büyük düşmanıdır, her görüldüğü yerde ezilmelidir” vecizesi kullanıldı.

Çocuklar Atatürk’ün bu sözüne kaynak gösterilen 2 iddia var. Biri 6 Ağustos 1929 tarihinde Eskişehir’de “Komünizm her görüldüğü yerde ezilmelidir” şeklinde bir beyanda bulunduğu ve bu beyanın Eskişehir’de çıkan Sakarya Gazetesi’nde 7 Ağustos 1929 tarihinde basıldığı iddiası. Gelin görün ki gazetenin arşivinde böyle bir metne senelerce ulaşılamadı. İkincisi ise Atatürk’ün bu sözü el yazısıyla kaleme aldığını iddia ediyor. Ammavelakin bu yazının Atatürk’e ait olmadığını işaret eden kriptoloji raporları çok tartışıldı zamanında.

Konuya döneyim, fikir kimine göre iyidir, kimine göre değildir, mesele bu değil. Daha evvel de vurguladığım gibi savunduğu ideolojinin/fikrin aksini düşünenleri olmadık şekillerde karalamaya karşıyım ben. Misal, Köy Enstitüleri hakkında Osman Yüksel Serdengeçti’nin şu ifadelerine bir bakın:

"Solaklar, salaklar, 10 Muharrem’de döğünen Şiiler gibi, mahut Köy Enstitüleri’nin kuruluş........

© OdaTV