Kılıçdaroğlu’nun Yol Haritası ve CHP’de Uzatılmış Tasfiye Arayışı
CHP’ye yönelik “Mutlak Butlan” kararıyla birlikte başlayan süreç yalnızca bir hukuk tartışması değil; aynı zamanda siyasetin nasıl dizayn edilmek istendiğini gösteren kapsamlı bir güç operasyonuna dönüşmüş durumda. Görünen o ki mesele yalnızca bir yönetim değişikliği değil, CHP’nin son yıllarda yakaladığı toplumsal ivmenin dağıtılması ve muhalefetin kendi içinde uzun süreli bir kriz alanına sürüklenmesi.
Önümüzdeki dönemin yol haritası da az çok belirginleşiyor.
Bayram rehaveti, ardından “parti kurulları toplanacak”, “değerlendirmeler yapılacak”, “süreç işletilecek” denilerek zaman olabildiğince yayılacak. Bu sırada iktidara yakın medya organları üzerinden Özgür Özel yönetiminin Genel Merkez ve belediyeler üzerinden çeşitli hukuksuzluklara karıştığı iddiaları sistematik biçimde dolaşıma sokulacak. Amaç açık: Tartışmanın merkezinden “Mutlak Butlan” kararının kendisini çıkarmak ve meseleyi ahlaki suçlamalarla başka bir zemine taşımak.
Önümüzdeki günlerde “haram araçlar”, “şaibeli ilişkiler”, “usulsüz gelirler”, “ahlaki çöküş” gibi başlıkları çok daha fazla duyacağız. Çünkü siyasal operasyonların en eski yöntemlerinden biri budur: Hukuki meşruiyet tartışmalıysa, ahlaki propaganda devreye sokulur.
Fakat burada gözden kaçan önemli bir gerçek var.
CHP, uzun yıllardan sonra ilk kez yalnızca bir muhalefet partisi gibi değil, iktidar alternatifi gibi görünmeye başlamıştı. Yerel seçim sonuçları bunun yalnızca sandıktaki karşılığıydı. Asıl mesele, toplumun geniş kesimlerinde iktidarın değişebileceğine dair psikolojik eşiğin aşılmış olmasıydı. Bugün yaşanan sert müdahalelerin arka........
