Türk-Azerbaycan İttifakına Yönelik Eleştirilerin Arkasında Ne Var?
Prof.Dr. Toğrul İsmayıl
Son dönemde Türkiye’de bazı medya organlarında, sosyal ağlarda ve özellikle belirli liberal-entelektüel çevrelerde Azerbaycan’a yönelik eleştirilerin yoğunlaşması dikkat çekmektedir. İlk bakışta bu eleştiriler “ifade özgürlüğü”, “demokratik hassasiyetler” veya “bölgesel normalleşme” çerçevesinde sunulsa da meseleye daha geniş jeopolitik perspektiften bakıldığında bunun çok daha derin bir arka planı olduğu görülmektedir.
Özellikle Agos gazetesi ve ona yakın duran bazı çevrelerin son dönemde Azerbaycan karşıtı söylemleri daha görünür hale getirmesi tesadüf değildir. Burada sadece Ermeni diasporasının psikolojik reflekslerinden söz etmek yeterli olmaz. Aynı zamanda Türkiye içinde küreselci-liberal çizgide duran ve Türk Dünyası eksenli yeni jeopolitik açılımlardan rahatsızlık duyan çevrelerin de etkisi görülmektedir.
Aslında mesele Azerbaycan’dan ibaret değildir. Tartışmanın merkezinde Türkiye’nin son yıllarda giderek daha bağımsız ve çok boyutlu hale gelen dış politika vizyonu bulunmaktadır. Çünkü Ankara ile Bakü arasındaki ilişkiler artık sadece “iki devlet bir millet” söylemiyle açıklanabilecek duygusal veya tarihsel bir kardeşlik düzeyini aşmıştır. Bugün ortada kurumsallaşmış, stratejik hedeflere dayalı ve bölgesel dengeleri etkileyen gerçek bir ittifak vardır.
Bu dönüşümün en önemli dönüm noktası ise hiç kuşkusuz Şuşa Beyannamesi olmuştur. Şuşa Beyannamesi ile Türkiye-Azerbaycan ilişkileri stratejik ortaklık seviyesinden fiilen müttefiklik düzeyine taşınmıştır. Bu belge yalnızca sembolik bir metin değildir;........
