Cumhuriyet’in İlk Yıllarından Günümüze Hukukun Ana Ekseni
Prof. Dr. Seyithan Deliduman
Cumhuriyet’in Kurucu Hukuk Reformları
Cumhuriyet’in kuruluşunu takip eden ilk yıllar, yalnızca yeni bir devletin inşa edildiği bir dönem değil; aynı zamanda Türkiye’nin modern hukuk sisteminin temel taşlarının döşendiği tarihî bir süreç olmuştur. Özellikle Cumhuriyet’in ilk on yılında gerçekleştirilen hukuk reformları, bugün dahi hukuk düzenimizin ana omurgasını oluşturmaya devam etmektedir.
Nitekim Türk hukuk sisteminin temelini oluşturan birçok ana kanun bu dönemde kabul edilmiştir. 743 sayılı Türk Kanunu Medenîsi 17 Şubat 1926 tarihinde, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu 1 Mart 1926 tarihinde, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu 18 Haziran 1927 tarihinde, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu 4 Nisan 1929 tarihinde ve 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu ise 29 Haziran 1956 tarihinde kabul edilmiştir. Aynı şekilde icra ve iflas hukukunun temelini oluşturan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu da 9 Haziran 1932 tarihinde yürürlüğe girmiş ve Türk hukuk sisteminin en temel kanunlarından biri hâline gelmiştir.
Değişen Dünya, Aynı Ana Eksen
Dikkat çekici olan husus ise şudur: Aradan yaklaşık bir asır geçmiş olmasına rağmen, hukuk sistemimizin ana ekseni hâlen büyük ölçüde Cumhuriyet’in ilk yıllarında kurulan temel yapı üzerine bina edilmektedir. Elbette geçen süre içerisinde çok sayıda değişiklik yapılmış, yeni kurumlar ihdas edilmiş, kanunlarda revizyonlara gidilmiş ve teknolojik gelişmelere uyum sağlamak amacıyla çeşitli düzenlemeler gerçekleştirilmiştir. Ancak bütün bu değişikliklere rağmen sistemin temel karakteri ve ana yaklaşımı önemli ölçüde korunmuştur.
Bugün ekonomide, sanayide, ulaşımda, iletişimde ve teknolojide Cumhuriyet’in ilk yıllarıyla kıyas kabul etmeyecek derecede büyük ilerlemeler yaşandığı açıktır. Dijitalleşme hayatın merkezine yerleşmiş, yapay zekâ ve veri teknolojileri yeni bir çağ başlatmıştır. Ancak aynı ölçüde köklü bir dönüşümün hukuk sistemi ve yargısal işleyiş bakımından gerçekleştiğini söylemek kolay değildir.
Süregelen Yapısal Sorunlar
Nitekim bugün hâlâ uzun süren yargılamalar, usul ekonomisi sorunları, içtihat farklılıkları, bilirkişilik uygulamaları, icra sistemindeki yoğunluk, yargının etkinliği ve kararların öngörülebilirliği gibi meseleler hukuk dünyasının temel tartışma alanları olmaya devam........
