AŞK OLSUN, DAHA NE OLSUN?
AŞK OLSUN, DAHA NE OLSUN?
Bazı kelimeler vardır; anlamları güzel olduğu hâlde günlük dilde onları nedense başka bir duygunun içine yerleştiririz.
“Aşk olsun” da böyle bir söz.
Birinin hoşumuza gitmeyen bir davranışı karşısında söyleriz:
“Aşk olsun, bunu da mı yaptın?”
“Aşk olsun, böyle konuşulur mu?”
Oysa düşününce insanın aklına bir soru geliyor:
Aşk ne zamandan beri sitemin dili oldu?
Aşk kötü bir şey değil ki…
Aşk sevgidir.
Aşk gönül vermektir.
Aşk, insanın bir başkasına, bir işe, bir ideale bütün kalbiyle bağlanabilmesidir.
Öyleyse “aşk olsun” neden güzel bir dilek olmasın?
Belki de kelimeleri değil, kelimelere yüklediğimiz alışkanlıkları değiştirmemiz gerekiyor.
“Aşk olsun”u da sitemin dilinden çıkarıp sevginin yanına koyabiliriz.
Bir insan güzel bir davranışta bulunduğunda:
“Aşk olsun!”
Bir dost gönlümüzü hoş ettiğinde:
“Aşk olsun, daha ne olsun!”
Hayata, insana ve iyiliğe bakarken:
“Aşk olsun!”
Ne güzel olurdu.
Çünkü aşk yalnızca iki insan arasındaki bir duygu değildir. Bir annenin evladına sevgisinde, bir insanın vatanına bağlılığında, bir sanatçının sanatına duyduğu tutkuda da aşk vardır.
Ve aşkın belki de en çok yakıştığı yerlerden biri çalışma hayatıdır.
İnsan ömrünün önemli bir kısmını işiyle geçirir;........
