menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Rapor: Adli Kolluk Gereklidir

11 0
03.09.2026

Prof.Dr.İ.Hamit Hancı

İKÇÜ Tıp Fak. Adli Tıp A.D Öğretim Üyesi

Adli kolluk, bir suç işlendikten sonra delilleri toplayan, şüphelileri araştıran ve Cumhuriyet Savcısının emir ve talimatlarıyla soruşturma işlemlerini yürüten güvenlik görevlisidir.

4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 167 nci maddesine dayanılarak hazırlanana 01.06.2005 tarihli ADLÎ KOLLUK YÖNETMELİĞİ’ne göre; Adli Kolluk Emniyet Teşkilatı Polis memurları ve amirleri, Jandarma personeli ve komutanları, Sahil güvenlik birimleri, Gümrük işlemlerindeki ilgili güvenlik görevlileri arasından görevlendirilir. Yönetmeliğe göre; Mahallin en büyük mülki idare amiri tarafından görevlendirilen adlî kolluğun komutanı, amiri veya sorumlusu Adlî kolluk sorumlusudur

Adlî kolluk, bağlı bulunduğu kolluk teşkilâtının bir parçası olup, öncelikli görevi, karşılaştığı suçun işlenmesini önlemektir.

Cumhuriyet savcılarınca, adlî görevler ile ilgili emir ve talimatlar, kolluk birimlerinin aralarındaki iş bölümü ile kolluk teşkilâtlarının görev ve yetki alanlarına göre verilir.

Adlî kolluk, adlî görevlerin haricindeki hizmetlerde üstlerinin emrindedir.

Adlî kolluk görevlilerinin özlük hakları, bağlı oldukları teşkilât tarafından yürütülür.

Adlî kolluk birimlerinde görev yapacak personelin konusunda uzmanlaşması için mümkün olduğunca aynı veya benzer görevlerde çalışması için kendi teşkilâtlarınca gerekli tedbirler alınır.

*Görüldüğü gibi Adli Kolluk’un olay Yeri İncelemesi yapmaktan, suçun izlerini, eserlerini ve delillerini kaybolmadan toplamaya, failleri bulmaya kadar geniş bir görev yelpazesi vardır.

Adli Kolluk, suç işlendikten sonra devreye girmekte, suçu ve failini araştırmaktadır.

Peki Adli Kolluk , İdari Kolluktan Ayrılmalı mıdır?

Kolluk faaliyetleri klasik olarak idari kolluk ve adli kolluk şeklinde iki temel fonksiyon altında incelenmektedir. İdari kolluk, kamu düzeninin bozulmasını ve suç işlenmesini önlemeye yönelik önleyici bir faaliyet yürütürken; adli kolluk, suç şüphesinin ortaya çıkmasından sonra suçun aydınlatılması, delillerin elde edilmesi, şüphelilerin belirlenmesi ve ceza muhakemesinin soruşturma evresinin yürütülmesine katkı sağlamaktadır.

İki kolluk türü arasındaki fark yalnızca görevlerin zamanlamasına değil, hizmet ve fonksiyonlarının hukuki niteliğine de dayanmaktadır.

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 164. maddesi, soruşturma işlemlerinin Cumhuriyet savcısının emir ve talimatları doğrultusunda öncelikle adli kolluğa yaptırılmasını öngörmektedir. Aynı maddede adli kolluğun, adli görevleri dışındaki hizmetlerde kendi idari üstlerinin emrinde olduğu belirtilmektedir. Adli Kolluk Yönetmeliği de soruşturma işlemlerinin Cumhuriyet savcısının talimatları doğrultusunda yürütülmesini ve adli kolluk görevlilerinin savcının adli görevlere ilişkin emirlerini gecikmeksizin yerine getirmesini öngörmektedir.

Bu durumda , adli kolluk fonksiyonel olarak yargısal soruşturmaya bağlı olmaktadır ancak kurumsal/örgütsel olarak idari kolluk teşkilatlarının içerisinde bulunmaktadır. Bu da çift başlı/taraflı bir kurumsal aidiyete sebep olmaktadır. Adli kolluğun idari kolluktan ayrılması gerektiği yönündeki görüşlerin gerekçelerinde de bu yapısal gerginlik vardır.

Adli kolluk klasik bir güvenlik hizmetinden farklı faaliyetler gerçekleştirmektedir. Kamu düzenini genel olarak korumaktan çok belirli bir suç şüphesi hakkında delil toplamakta ve ceza muhakemesinin maddi gerçeğe ulaşma amacına hizmet etmektedir.

İşte bu nedenle de adli kolluğun kurumsal aidiyetinin soruşturmayı yöneten Cumhuriyet savcılığıyla uyumlu olması gerekmektedir. Adli kolluğun idari amirlerinin (Müdür,Komutan) günlük emir-komuta ilişkileri ile savcılığın soruşturmaya ilişkin talimatlarının kesişmesi, görev ve öncelik çatışması meydana getirecektir.

Ayrı bir adli kolluk yapılanması, soruşturma........

© ngazete