menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

SREBRENİÇA’NIN KATLİAM KOMUTANININ SONU

22 0
29.08.2026

SREBRENİÇA’NIN KATLİAM KOMUTANININ SONU

Altay Suroy RECEPOĞLU
Ratko Mladić öldü.
Bosna Savaşı’nın en karanlık sayfalarından birinin baş aktörlerinden biri, 27 Ağustos 2026’da Lahey’deki Birleşmiş Milletler gözetimindeki cezaevinde, hakkında verilmiş müebbet hapis cezasını çekerken hayatını kaybetti.

Fakat Mladić’in ölümüyle tartışma bitmedi.
Tam tersine, şimdi daha önemli bir tartışmanın kapısı açıldı:
Bir insan, mahkeme tarafından soykırım suçundan mahkûm edilmişse, öldükten sonra nasıl “kahraman” ilan edilebilir?
Ve daha önemlisi: Bir toplum, savaş suçlularıyla yüzleşmeden demokratik ve medeni bir gelecek kurabilir mi?

Bu sorular yalnızca Bosna-Hersek’in veya Sırbistan’ın soruları değildir. Bunlar, Avrupa’nın tamamının tarih, hukuk ve insanlık karşısındaki sınavıdır.
1992-1995 Bosna Savaşı, Yugoslavya’nın parçalanma sürecinin en kanlı dönemlerinden biriydi. Ancak 1995 yılının Temmuz ayında Srebrenitsa’da yaşananlar, savaşın sıradan bir askerî çatışması değildi.
Srebrenitsa, Birleşmiş Milletler tarafından “güvenli bölge” ilan edilmişti. Buna rağmen 11 Temmuz 1995’te Bosnalı Sırp güçleri şehre girdi. Ardından Boşnak erkek ve çocuklar sistematik biçimde ayrıldı, esir alındı ve farklı noktalara götürülerek toplu infazlara maruz bırakıldı. Kadınlar, çocuklar ve yaşlıların önemli bölümü zorla bölgeden çıkarıldı.

Lahey’deki Eski Yugoslavya Uluslararası Ceza Mahkemesi, Srebrenitsa’daki öldürme operasyonunun sistematik ve örgütlü niteliğini ortaya koydu. Mahkeme kayıtlarında öldürülenlerin sayısının 8.000’in üzerinde olduğu kabul edilmektedir.
Bu nedenle Srebrenitsa, yalnızca bir savaş suçu değil, soykırım olarak tarihe geçti. Ve bu karar siyasi bir sloganla değil, yıllar süren uluslararası yargılama sonucunda verildi.
Ratko Mladić, Bosnalı Sırp Ordusu’nun başkomutanıydı.
Lahey’deki Eski Yugoslavya Uluslararası Ceza Mahkemesi, 22 Kasım 2017 tarihinde Mladić’i Srebrenitsa’da soykırım, insanlığa karşı suçlar ve savaş hukukunun ihlallerinden suçlu buldu ve müebbet hapis cezasına mahkûm etti. Oysa ülke mahkemesinin görevi Mladiç’i yargılama olmasına rağmen gizlenmesini önlememiştir bile.

Lahey Mahkemenin tespitleri arasında Srebrenitsa’daki Boşnak nüfusunun ortadan kaldırılmasına yönelik ortak suç girişimi de bulunuyordu.
Mladić ayrıca Saraybosna’daki sivillere yönelik terör ve hukuka aykırı saldırılar, cinayetler, zulüm, zorla nakletme ve Birleşmiş Milletler personelinin rehin alınması gibi ağır suçlardan da mahkûm edildi.
Dolayısıyla bugün Ratko Mladić hakkında konuşurken “tartışmalı bir general” demek, hukuki gerçeği eksik anlatmak olur.

Ratko Mladić, uluslararası bir mahkeme tarafından soykırım suçundan mahkûm edilmiş bir savaş suçlusudur.

Bu, bir siyasi yorum değil; mahkeme hükmüdür.
Sırbistan Cumhurbaşkanı, Mladić’in ölümünün ardından Lahey’i eleştirerek, Mladić’in Sırbistan’da ölmesine izin verilmemesini “medeniyet dışı” olarak nitelendirdi. Lahey’in generalin “parmaklıklar ardında ölmesini istediğini” söyledi.

Fakat burada unutulmaması gereken çok basit bir gerçek vardır:
Mladić, müebbet hapis cezası çekiyordu.
Müebbet hapis, mahkemenin belirlediği en ağır hapis yaptırımlarından biridir. Mladić’in........

© ngazete