menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Belirsiz Hedefler, Yıpranan Güç: İran Savaşının Stratejik Açmazı

20 0
22.03.2026

ABD-İsrail ve İran arasında devam eden savaş; uluslararası ilişkilerin bilinen usul, esas ve teamüllerinin ne boyuta geldiğini göstermesi açısından son derece ilginç bir hal aldı. Dünyadaki yaşamın rutin akışını, değerlerini, kalitesini alt üst eden bir geri dönülmezlik sarmalındayız sanki. Bunun terse çevrilmesi de artık imkansıza yakın görünüyor. Çünkü zamanı geri döndürme şansımız da kalmadı. Savaş net bir sonuca ulaşmadan devam ediyor. ABD Başkanı Trump’ın “Kazandık” demesi de şu andaki durumu değiştirmiyor. Savaş uzadıkça siyasi geleceği de risk altına giriyor.

Geçmişte gayrimenkul projelerini ve yatırımlarını yöneten bir kişinin karşısında emlak piyasasının oynaklığı içinde aldığı risklere benzemeyen bir durum var. Başta içe dönmeyi, uluslararası çatışmalardan uzak durmayı ve hatta belli bölgelerden asker çekmeyi düşünen Trump; ne oldu da bu savaşın önemli bir figürü haline geldi?

Geçmişteki bir yazımda; Trump’ın karar alma süreçlerinde yönlendirilebileceği yönünde yorumların olduğu ve bu manada algıların oluştuğunu ifade etmiştim. Telafisi zor çelişkili kararlar aldırtılarak siyasi sonu hazırlanıyor gibi bir görüntü var ortada. Amerikan devlet sistemi içinde küresel sistemin parçası haline gelmiş bazı sivil-asker güçlü direnç noktaları var.

Bu durum gözle görülür bir şekilde kendini göstermeye başladı. Örneğin, Ulusal Terörle Mücadele Merkezi Direktörü Joe Kent hükümetin İran politikası nedeniyle istifa ettiğini açıkladı. Başkan Trump'a yazdığı ve istifasını açıklayan mektupta Kent, İran'daki savaşın "İsrail ve güçlü Amerikan lobisinin baskısı nedeniyle" başlatıldığını yazdı. İlk defa bu kadar açık dile getirilen bir durum var ortada.

Bununla birlikte bazı açık kaynaklarda; Trump’ın yönetimdeki yakın çevresinin İran’a karşı savaşa girme kararı konusunda pişmanlık duydukları yönünde bilgiler veriyor. Ayrıca yönetimin İran rejiminin dayanıklılığını hafife almış olabileceğine dair artan endişeler bulunduğu bildiriliyor.

Yönetimdeki bu çekişmeler ve çelişkiler sahada da kendini göstermeye başladı.

Trump, İran ordusunun bütün unsurlarını yok ettik diyor ancak Hürmüz Boğazının açık tutulması için bir kısım ülkelerden yardım istiyor. Hani İran’ın bütün kara, deniz ve hava unsurları yok edilmişti? Bununla birlikte, örneğin kendisine kimse anlatmamış mı İran’ın Hürmüz Boğazına olası bir mayın döküşü sonrası, şartlar müsait olsa bile, hizmet süresi çoktan bitmiş Avenger sınıfı mayın avlama gemilerinin fazla bir şansı olmadığını?

Diğer yandan savaş karşısında Amerikan askerlerinin isteksiz olduğunu gösteren birçok haber de ortaya çıktı. Ancak bunlar henüz daha netleşmedi. Harekata katılan en yeni uçak gemisi USS Gerald Ford (CVN-78)’da yaşanan tuvalet tıkanmaları ve 30 saat süren yangın hadisesi sonrası gelen bir açıklama oldukça ilginç. Senato İstihbarat Komitesi Başkan Yardımcısı Mark Warner, açıklamasında “Ford ve mürettebatı neredeyse bir yıl denizde kaldıktan sonra........

© ngazete