menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Gene Kredi, Gene Sıkıntı, Gene Kârı Paylaşma Ve Sonuçları Hakkında Bir Uyarı.

37 0
26.06.2026

Borçlanma konusunda yılda en az üç hatta bazen dört yazı yazmaktayım. Bunun sebebi borçlanmanın önce gerçek şahısları, sonra işletmeleri ve nihayet ülkeleri dahi çok zor duruma sokması gerçeğidir. Borçlanan hakiki veya hükmi şahıs maalesef ipin ucunu kaçırabilir ve borç verenlere “babası dahi olsa” boynu eğik kalabilir.

İhtiyaçları ve istekleri konusunda karmaşık bir zihin yapısında bulunan kişiler, kolay dolduruşa gelen ve modaların etkisinde kalan kişiler ve maalesef görgüsüzlük denen illet içerisinde debelenen kişiler, tasarruflarının dışına taşarak ek kaynak ihtiyacı hisseder, bunun sonucunda da maalesef borç denen el parasına muhtaç olurlar.

İşletme sahipleri de yukarıdaki paragrafta bahsettiğim zaaflara düşerlerse, otomatik olarak işletmelerini borç içerisine sokabilirler. Bunun dışında en önemli borçlanma sebebi, Sahip veya ortağın cebi ile işletmenin cebi olan kasanın karışması sorunudur. Değil ki sermaye şirketlerinde, şahıs şirketlerinde bile, prensip olarak cep ile kasa mutlaka ayrı tutulmalıdır.

İşletmelerin mali tabloları işletmenin öz faaliyetleri sonucunda ne kadar değer yaratabildiği, aktifini ne kadar geliştirebildiği konusunda ne kadar net bilgi verirlerse, o işletme çok daha rahat ve iyi yönetilir. İşletmelerde ortak cepleri ve kasalar karışırsa, işler de o denli fazla karışmaktadır. İşletme sahip veya ortaklarının hesapsız ve fazla olan ailevi harcamaları yanında yaptıkları yatırımlardan dolayı da işletmeleri zarar görebilmektedir. Sahip veya ortaklar işletmelerinin elde ettiği kârdan çekecekleri para ile elbette arzu ettikleri yatırımları yapabilmelidir. Ancak bu ayrı yatırım ve getireceği kâr veya zarar o yatırımı yapan sahip veya ortağı ilgilendirmeli ve hesaplar bu konuda da asla karıştırılmamalıdır.

Kısa bir hatırlatma olarak şunu belirtmem gerekir ki, işletmeler temelde üç şekilde finanse edilir: bunların ilki “Öz Sermaye” ikincisi “Borç Sermaye” ve nihayet Üçüncüsü Öz Sermayeye eklenecek olan “Kâr” dır. Öz Sermaye iki türlü gelişir bunlardan ilki, sahip ya da ortakların “işlerin gidişatını iyi görerek” sermaye arttırımı yapmaları, yani pamuk elleri cebe sokup işletmeye ek para aktararak sermayeyi artırmalarıdır. Öz sermayeyi........

© ngazete