menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Çalınan hayaller ve hayatlar!

172 0
13.10.2026

Fon kepazeliğiyle birlikte şunu da öğrendik: -Artık milyonlar konuşulmuyor, milyarlar, trilyonlar konuşuluyor!

Hem de bu iktidarın getirdiği “yeni para” ile… Maazallah bir de eski parayla olsa katrilyonları hesap etmeye çalışacaktık!

Eski Türkiye’de, 1970’lerde o zamana dek görülmemiş bir vurgunu Uğur Mumcu ile Altan Öymen birlikte ortaya çıkarmış, “Mobilya yolsuzluğu” adıyla kitabını bile yazmışlardı! Başrolde Demirel’in yeğeni Yahya Demirel vardı. Peki bu büyük vurgunun ederi neydi?

Bugün bu para için “fındık fıstık parası” deniyor! Bir örnek vereyim; Merkez Bankası’nın şu andaki net rezervi nedir biliyor musunuz?

Diğer bir deyişle, fon vurgununda uçan para Merkez Bankası’nı bile ezip geçmiş durumda, iyi mi?

Peki, bu “vahşi soygunun” bedeli ne olacak? Çok basit, yine bu yoksul, zavallı milletten tahsil edilecek!

Umarım yanılırım ancak hiç umudum yok… Biliyorum ki halkımızın da umudu yok ne yazık ki!

Bu ülkenin en bahtsız, en zavallı insanları kimlerdir diye sorsanız yanıtım hazır:

–Çocuklar ve gençler!..

Bu ülkenin en büyük potansiyeli hatta hazinesi olarak gösterilen genç nüfus, bırakın hayal etmeyi, düşünmekten bile çekiniyor, korkuyor!..

Toplumdaki eşitsizlik, ayrımcılık, ötekileştirme en çok onları vuruyor, yaralıyor, örseliyor… Tabii ki........

© Nefes