Demokrasinin çöküşü
Yale Üniversitesi’nde profesör Juan J. Linz modern siyaset biliminin en etkili analizlerinden birini yazdı:
Demokratik rejimlerin istikrarı ve çöküşü…
Columbia Üniversitesi profesörü olarak demokratikleşme, sivil-asker ilişkileri ve devlet yapıları üzerine çalışan Alfred C. Stepan ile birlikte kitap yazdı:
“The Breakdown of Democratic Regimes”/Demokratik Rejimlerin Çöküşü...
Demokrasilerin yalnızca ekonomik krizler nedeniyle değil, siyasal aktörlerin tutumları, meşruiyet kaybı ve toplumsal kutuplaştırma nedeniyle çöktüğünü ortaya koydular…
Linz, Georgetown Üniversitesi profesörü olup Latin Amerika siyaseti ve demokratik kurumlar üzerine uzmanlaşmış Arturo Valenzuela ile de ortak akademik çalışma yaptı, kitap yazdı:
“The Failure of Presidential Democracy”/Başkanlık Demokrasisinin Başarısızlığı...
Bu akademisyenlere göre “demokratik çöküş”; demokrasinin ani bir olaydan ziyade, meşru ve rekabetçi siyasal düzenin aşamalı olarak ortadan kalkma süreciydi...
Demokratik çöküş salt askeri darbe falan değil, sivil siyasi aktörlerin demokratik kurallara bağlılığını yitirmesiyle başlayan rejim çözülmesi idi.
Özellikle başkanlık sistemlerinde yaşanan tıkanmalar, (hem parti-hem devlet lideri gibi) çift meşruiyet krizleri ve uzlaşma eksikliği demokratik çöküşü hızlandıran yapısal faktörler olarak öne çıkıyordu…
Yaşadıklarımız salt bize ait değil yani!
Sivil yönetim darbesi
Giovanni Sartori, 20’nci yüzyılın en etkili siyaset bilimcilerinden biriydi. Demokrasi teorisine açıklık kazandıran başlıca akademisyenlerden oldu.
Floransa Üniversitesi’nde uzun yıllar profesörlük yaptı.........
