menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Seçici kredi politikası

101 0
02.04.2026

Ayakta durmakta zorlanan Türkiye ekonomisini, klâsik tedbirlerle yürütemeyiz…

“Yürüteceğiz” dersek, yaşadığınız dip dalgalı durgunluğun tetikleyeceği ekonomik krizin pençesine düşer…

Kendimizi, 1929 Amerikan büyük buhranından daha büyük bir felâketin içinde buluruz…

Böylesine ağır durgunlukların yaşandığı dönemlerde devlet ya da merkez bankası, kredileri belirli sektörlere (seçici kredi) yönlendirmeli, bazı alanları ise kısıtlamalı…

Yani banka kredisi herkese eşit dağılmamalı:

Üretim, ihracat, sanayi gibi “öncelikli” görülen alanlara daha kolay ve ucuz kredi verilirken…

Tüketim, döviz alımı ya da spekülatif faaliyetler ise zorlaştırılmalı…

Kısacası: Paranın nereye gideceğine piyasa değil, ekonomi politikası karar vermeli...

Fiyat istikrarı hedefi bir “karar” değil, bir güven projesidir…

Ve güven: Bir günde kurulmaz........

© Nefes