İktidarın “Güç ve Korku” denklemi
"Gücün ne olduğunu, başkasının korkusunu elinde tutup ona gösterirken anlarsın!”
Bu söz Amy Tan’in Çin’de geçmişte yaşadığı travmaları kızına anlatan bir annenin hikayesini işleyen “Mutfak Tanrısının Karısı (The Kitchen God’s Wife)” kitabında yer alıyor.
Amy Tan güç kavramını insan ilişkileri açısından ele almış.
Ancak ben bugün bu kavramı güncel siyaset çerçevesinde ele alıp iktidar ve muhalefet üzerinden okumak istiyorum.
Öncelikle şunu not düşeceğim:
Güncel iktidar-muhalefet ilişkisinde, uzun zamandır iktidarın güç gösterisine ve muhalefetin bu güce karşı direnişine tanıklık ediyoruz.
Muhalefetin bu direnişte (elinden geleni yapmasına karşın) yüzde yüz başarılı olduğunu söylemek zor.
Zira iktidar, elindeki gücü muhalefette ürettiği korkulardan ve o korkuları, rakibin zaaflarını, kırılganlıklarını sonuna kadar ve kuralsızca kullanma kapasitesinden alıyor.
Peki nedir bunun örnekleri?
Benim aklıma ilk gelenler şunlar:
- Bitmek tükenmek bilmeyen idari denetimler, soruşturmalar, gözaltılar, tutuklamalar (Hukuki ve idari araçların “eşit” değil “seçici” bir şekilde kullanıldığı gerçeği ve tüm muhalif çevrelere sürekli “bunlar senin de başına gelebilir” mesajı verilmesi, bir nevi o korkunun herkes tarafından görülüp hissedilmesinin sağlanması.)
- Partinin butlan gibi icatlarla ele geçirilmeye çalışılması, kapatma ve siyasi yasak ihtimali (Bunlar yapılırken içeriden insanlarla açıktan iş birliği yapılması.)
- Partiye ve yöneticilerine sosyal/konvansiyonel medya baskısı........
