Güven!
Annem, gelin olarak geldiği evin, büyüdüğü evden fakir olduğunu anlatmak için babama hep “Neyiniz vardı, bir topal comuş, bir de ot yatak” derdi.
Bu diyalog bizleri hep güldürürdü.
Babam ne fakirlikten gocunurdu ne bir zamanlar içi ot dolu yataklarda yatmış olmaktan. Dedem annemin bu sözlerini duyunca “Hele bu Tür(k)men Eyüp’ün kızına bak” der gülerdi.
Şamama Nenem, annemin kuzeni olduğundan hemen annemi sahiplenirdi.
“Fakirdik ya neydik? Neler çektim men...”
Bazen bu muhabbeti açıp gülmek için sofraya oturduğumuzda “Anne topal comuşu anlatsana” diyerek annemi provoke ederdik.
Keyfi yerindeyse “Ya neydi? Bir topal comuş, bir ot yatak” diye başlardı. Muzipliğimizi bildiği için o da gülerdi.
Gün boyu çok çalışmışsa, çok yorulmuşsa “Eye bir get o yanı...” diye bizi terslerdi.
Ben bazen sırf münazara başlasın diye “Madem öyle niye babandan gizli kaçıp bu eve gelin geldin” derdim.
Bugün Ardahan’ın ilçesi olan Çıldır’ın eski adı Rabat olan köyünde doğup büyümüştü. Bir tepenin yamacındaki köye, aşağıdaki büyük vadiden geçen dereden su getirmek dahi ölümdü. Eşekler olmasa, bütün köy susuz kalırdı.
Annem, -büyük ihtimalle Rabat’ta okul okutulmamış bir genç........
