Bu tabloyla gurur mu duyuyorsunuz?
Bugün yazacağım yazıyı özellikle AK Partililerin okumasını arzuluyorum.
Özellikle de Efkan Ala, Ömer Çelik, Hayati Yazıcı, Hüseyin Yayman gibi “demokrat” takılan AK Partililerin…
Zira demokrasi anlayışlarının nasıl sığlaştığını, kendi dönemlerinde “milli irade” kavramının içinin nasıl boşaltıldığını anlamaları açısından son derece çarpıcı örnekler vereceğim.
Malum, seçimler demokrasinin vazgeçilmezidir.
Milli irade seçimle tecelli eder.
Bağımsız seçimler ve halkın kendisini yönetecek yöneticileri seçmesi demokrasinin adeta son kalesidir.
Ne yazık ki AK Parti iktidarının son iki yılında seçim hakkı doğrudan hedef alınmaya başlandı.
Halkın seçimle başa getirdiği yöneticiler, devletin ve yargının gücü de kullanılarak devre dışı bırakıldı ve yönetim seçilmemiş insanların eline geçti.
Şu yöntemler izlendi:
- Seçilmiş belediye başkanları “terör” suçu işledikleri iddiasıyla tutuklandı. Yasa gereği bu durumda görevden alınan başkanların yerine kayyım atanıyor. Şu anda CHP’nin kazandığı Esenyurt, Ovacık ve Şişli belediyelerini kayyım yönetiyor. DEM Parti’nin kazandığı 10 belediye (Van, Hakkari, Mardin, Batman, Siirt, Tunceli, Halfeti, Bahçesaray, Akdeniz ve Kağızman) kayyım yönetiminde. Kayyımlar talimatı doğrudan iktidardan aldığı için kayyım olan yerlerin doğrudan olmasa da fiilen AK Parti’nin eline geçtiğini söyleyebiliriz.
- Seçilmiş belediye başkanları gözaltına alınıyor, rüşvet, irtikap, suç işlemek için örgüt kurmak gibi suçlamalarla tutuklanıyor ve görevden uzaklaştırılıyor. Bu durumda o kentin Belediye Meclisi’nde yeniden seçim yapılıyor.........
