menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Yarışın Gölgesinde Ruh Sağlığı

46 0
11.05.2026

Mayıs ayı Ruh Sağlığı Farkındalık Ayı.

Türkiye’de en sık görülen sorunlar ise depresyon ve kaygı bozuklukları.

Ruh sağlığınızı nasıl koruyorsunuz?

Ya da şöyle sorayım, koruyabiliyor musunuz?

Durumun ciddiyetini artık herkes çevresinde, hatta bizzat kendisinde görüyor.

Zaten araştırmalar da, kullanılan ilaçlardaki artış oranı da acı gerçeği yüze vuruyor.

Sağlık Bakanlığı verilerine göre, son 1 yılda 18 yaş ve üzeri yetişkinlerde doktor tarafından tanı konulan herhangi bir ruhsal hastalığın görülme sıklığı ,4.

Çocuk ve ergenlerdeki artış ise çığ gibi büyüyor…

Ülke ve dünya gündemi, ekonomik kaygılar, eşitsizlik, adaletsizlik, zorbalık ve çok daha fazlası…

Elbette pek çok tetikleyici var.

Ben bu yazıda yalnızca birine dikkat çekmek amacındayım: Sınav stresi ve artan uyarıcı ilaç kullanımı.

Başarı baskısının arttığı dönemlerde toplum olarak aynı refleksi veriyoruz: Daha hızlı, daha kolay ve daha garanti sonuçların peşine düşmek…

Bugün birçok çocuk için hayat, yavaş yavaş bir öğrenme yolculuğundan çıkıp sürekli ölçülen bir yarışa dönüşmüş durumda.

Bu yarışın en görünmeyen tarafı ise psikolojik yük.

Çünkü çocuklar yalnızca sınavlara değil, aynı zamanda beklentilere, kıyaslara ve “daha iyi olmalısın” cümlelerine hazırlanıyor.

“Bir Şey Yapalım” Kaygısı ve Tehlikeli Kısayollar

Ailem ve arkadaş çevremden yola çıkarak şunu fark ettim: Türkiye’de milyonlarca öğrencinin, adayın geleceğini etkileyen LGS ve YKS sürecinde artan stres ve başarı baskısı, öğrenci ve aileleri “kısa yoldan çözüm” arayışına itiyor.

Birçok aile için süreç benzer ilerliyor:

Çocuk derste dalgınlaşıyor, deneme sonuçları düşüyor, öğretmen “dikkat eksikliği olabilir” diyor.

Ardından internet araştırmaları, eş dost tavsiyeleri ve sosyal medyada karşılaşılan öneriler devreye giriyor.

Eğer bir uzman yardımı yoksa, sonrası freni tutmayan bisikletin yokuştan inişi........

© Nefes