menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Cezaevinden üç mektup

124 0
27.06.2026

Savunmasında dedi ki:

“MİT Başkanı Sayın İbrahim Kalın’ın son kitabı Heidegger’in Kulübesine Yolculuk’ta mükemmel bir örnek var hakikate ilişkin tutarlılık ile ilgili:

… Diyelim ki akşam evinizdesiniz. Telefonunuz çalıyor. Bakıyorsunuz sevdiğiniz bir arkadaşınız. Açıyorsunuz. Arkadaşınız soluk soluğa neşeyle size sesleniyor: ‘Şu anda Madagaskar Adasındayım, araba kullanıyorum. Arka koltukta bir fil, bir zürafa ve bir balina oturuyor. Kendi aralarında Türkçe konuşuyorlar ama benim Türk olduğumu bilmiyorlar. Çok matrak şeyler anlatıyorlar. Yarım saate İstanbul’da oluruz. Sana geliyoruz, çayı koy!’ Burada ilk cümle hariç tüm ifadenin yalan, yanlış, saçma ve hilafı hakikat olduğunu bilmem için Madagaskar Adasına gidip olayı gözümle görmem gerekmez. Bu denli açık seçik bir hakikati benim deneyimlerim bana zaten söyler…

Böyle diyor İbrahim Kalın. Bu iddianameyi okuyan herkes de aynı şeyi söyleyecektir. “Bu iddiaların yalan, yanlış, saçma ve hilafı hakikat olduğunu bilmem için olayı gözümle görmem gerekmez. Bu denli açık seçik bir hakikati benim deneyimlerim bana zaten söyler.”

Evet… İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun danışmanı Necati Özkan, Silivri’de “Casusluk” davasında yaptığı savunmada “Heidegger’in Kulübesine Yolculuk” kitabından örnek vermişti.

24 Ekim 2025 günü İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı bir operasyon başlattı: “Askeri ve Siyasi Casusluk.” Ekrem İmamoğlu, Hüseyin Gün, Necati Özkan ve Merdan Yanardağ hakkında “casusluk” suçundan 15 yıldan 20’şer yıla kadar hapis isteniyor ve dava Silivri’de görülüyor. Davanın özetini başsavcılık şöyle açıkladı: “Ekrem İmamoğlu suç örgütünün asıl amacının maddi menfaat elde ederek örgüt lideri Ekrem İmamoğlu’nun Cumhurbaşkanlığı adaylığı için fon oluşturmak olduğu, Ekrem İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü yöneticilerinden şüpheli Hüseyin Gün’ün şüpheli Necati Özkan ile........

© Nefes