menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Overthink

63 0
07.12.2025

Derbideki beraberlikten ve Galatasaray’ın Samsun’u geçmesinden sonra Fenerbahçe’nin önünde yalnızca bir maç değil, bir karakter sınavı duruyordu. Yağmurun zemine yüklediği ağırlık, yıllardır kritik anlarda puan kaybeden Fenerbahçe'nin ruhuna işlemiş bir sesle fısıldıyordu: "Sahaya yüreğini koymadan bu gece bitmez."

Tedesco, derbideki on birden altı ismi değiştirmişti. Kağıt üzerinde taze kan gibi duran bu hamleler, ilk yirmi dakikada bir kıpırdanma yaratmadı değil. Fenerbahçe istekliydi. Fakat Semedo sakatlanınca işler bir anda bulanıklaştı. Sağ beke Mert Müldür’ü almak varken Oğuz’u o dar koridora sıkıştırıp Kerem’i oyuna atması, adeta takımın ipini gevşeten ilk düğüm oldu.

O andan sonra Fenerbahçe ne tempoyu yönetebildi ne oyunu. Başakşehir’e karşı üstünlük kurmak bir yana, takım ancak bir fırsat golüne veya duran top mucizesine güvenebilecek hale geldi. O mucizeyi de Skriniar yazdı ama oyunun genel akışına bakınca bu gol, büyük bir dağın yamacında duran tek bir çiçek gibiydi. Görülüyordu ama manzarayı değiştirmeye yetmiyordu.

♦♦♦♦♦

Tedesco’nun ezbere yaptığı değişiklikler takıma katkı sunmadı. Alvarez’in sarı kart tehlikesine rağmen son haftaların en diri Fred’ini çıkarması, orta sahayı........

© Nefes