Meseleyi İmamoğlu ve CHP sananlar fena aldanıyor!
İBB davasının duruşmaları nihayet hafta başında başladı. Gözaltılar, soruşturma sürecindeki usulsüzlükler, dezenformasyon ve başlayan duruşmalardaki kaos, hitap tarzı vb. herşey gösteriyor ki ortada bir baltalama, engelleme, gözden düşürme operasyonu var!
Bu davanın baş aktörü İBB ve TBB’nin başkanı, aynı zamanda CHP’nin resmi cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu. Liyakatını henüz elde etmemiş ve paraşütle ağır ceza reisi unvanı almış birisinin dava sonunda cumhurbaşkanı olması çok muhtemel olan karşısındaki ‘sanığa’ “sen” diye hitap edebilmesi çok düşündürücüdür!
Ekrem İmamoğlu ve çalışma arkadaşları (şoföründen korumasına, özel kaleminden bürokratlarına kadar) ‘suç örgütü’ kapsamında yargılanıyor! Oysa dünya alem biliyor ki İmamoğlu CHP’deki gelişmelere müdahil olmasa ve Özel ile birlikte değişim yönünde tavır almasa; akabinde partinin cumhurbaşkanı adayı olmasa ortada ne br ‘suç örgütü’ olacaktı ne de İBB davası!
İMAMOĞLU’NUN BÜYÜK ‘KABAHATİ’!
Ekrem İmamoğlu’nun büyük bir kabahati var! Onun için içeride! Zaten kamuoyunun 2/3’ de, yani, Cumhur İttifakı seçmeninin bir kısmı bile böyle düşünüyor. İmamoğlu; sen misin Beylikdüzü’nde, sonra üç defa da İstanbul Büyükşehir’de iktidar partisini ittifak unsurlarıyla birlikte yere seren! Recep Tayyip Erdoğan’ın İstanbul’a belediye başkanı seçildiğinde aldığı oyun tam iki mislini alan! Sen misin Erdoğan-Kılıçdaroğlu suni ittifakına son vererek 47 yıl sonra CHP’nin birinci parti olmasında rol oynayan! Sen misin sonra da CHP’nin cumhurbaşkanı adayı olup bütün anketlerde Erdoğan’a nal toplatan!
İşte İmamoğlu’nun büyük kabahati... Ne büyük kabahat ki anasına-babasına, eşinin ailesine kadar ‘dalınıyor’! Dededen gelme aile şirketine çökülüyor!
Beyler! Bu dava bir serbest seçimi engelleme davasıdır! 12 Eylül dönemi gibi açıkça yapılamasa da yargı marifetiyle ilk seçimdeki adaylara veto koyma davasıdır! Hatırlar mısınız; 12 Eylül’de Kurtuluş’un ve Kuruluş’un iki numarası, Atatürk’ün en yakını İsmet İnönü’nün oğlu Erdal İnönü’ye bile veto koymuştu Evren cuntası!
BİR ‘KABAHAT’ DAHA VAR TABİİ...
Tabii İmamoğlu’nun bir büyük kabahati daha var! Kendisini Silivri’de ziyaret eden Mustafa Balbay’a (kumpas davaları sırasında ben de onu ziyaret etmiştim Silivri’de!) anlatmıştı o kabahatini bizzat kendisi ve o da köşesinde yazmış, Melih Aşık da köşesinde yer vermişti. Balbay’dan kaçırmışım, Aşık’tan görüp alarak ben de İmamoğlu’nun o kabahatini kendi ağzından bir kez daha paylaşıyorum:
“-Şunu........
