Erdoğan'ın Türkiye'yi düşürdüğü çaresizliğin geleneksel dış politikada açtığı gedikler
Okurlarımdan üç hafta kadar izin istemiş ve Ağustos'un son haftasında yeniden buluşacağımızı not etmiştim son yazımda. Biraz ara iyi oldu, bir buçuk yılı aşkındır yazıyordum ve bir nevi detoks yapmış oldum. Aradan sonra bir dış politika yazısıyla karşınızdayım.
Ankara'daki NATO zirvesinde Erdoğan'ın Türkiye'yi iyice ABD'ye hizaladığının altını çizmiştim. Nitekim son dönemde dış politika bağlamındaki gelişmeler bu tespiti doğruluyor.
Ankara'nın S. Arabistan ve Pakistan ile imzaladığı ve TBMM'de henüz onaylanmayan Mekke Anlaşması'nın bölgeyi ve hatta birçok açıdan yerküreyi etkileyen ABD-İran savaşının sürerken gündeme gelmesi kanımca sürpriz olmadı. Zaten savaşın en kızıştığı anlarda Riyad'da 12 Dışişleri bakanının imzaladığı ve Fidan'ın da imzasının olduğu, savaşı başlatan ABD değil, İran'ın kınandığı bir bildiri vardı. Açık ki, Mekke Anlaşması'nın arkasında İran'ı gemleme gayreti var. Ankara açısından sorunlu bir anlaşma olarak değerlendiriyorum bu anlaşmayı... Peki neden? Burada sadece iki nokta üzerinde duracağım.
1)Türkiye'nin İran ile uzun bir sınırı var ve dış politikasının temel düsturlarından birisi sınır komşularıyla iyi komşuluk ilişkileri içinde olmaktır. İran'ın Mekke Anlaşması'ndan rahatsız olacağı ve Ankara ile tatsız bir zemine kayacağı sürpriz olmayacak bu durumda. O zaman soru şu: Mekke Anlaşması, İran'la ilişkilerin gerilmesine ve hatta yarın öbürgün olası bir yükselen ABD-İran çatışmasında ateşin Türkiye'ye sıçramasına çanak tutulmuş olmuyor mu?
Fakat ne yazık ki, Ankara, Erdoğan'ın yönetiminde son dönemde Vaşington'a tam anlamıyla hizalandı. ABD, Türkiye'nin kırılganlıklarını kullanarak Erdoğan yònetimine adeta 'çöktü' ve iktidarını ne pahasına olursa olsun sürdürmek isteyen Erdoğan da artık BOP Eşbaşkanlığı göreviyle itaat noktasına geldi. Kısacası, Erdoğan, Trump karşısında çaresiz kaldı. Oysa Türkiye'nın kozları var, ulusal çıkarlara göre tutum alsa çaresiz kalmaz. Ancak iktidarın kendi grup çıkarı, maalesef ülke çıkarlarının önüne geçmiş durumda!
2)Öteyandan, Mekke Anlaşması'nı, bölgedeki Sünni devletler açısından bakıldığında, Mısır-S. Arabistan rekabeti ile Mısır-Türkiye ilişkileri açısından da sorunlu görüyorum. Şöyle ki, Ankara, Riyad ile daha yakın bir pozisyon aldığında Kahire'yi de Yunanistan, GKRY ve İsrail ile daha yakın bir pozisyona itmiş olacaktır. Bu da hem Ankara'nın bölgesel bir güç pozisyonunu olumsuz olarak etkiler hem de Doğu Akdeniz'deki........
