menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Thriller

27 0
22.04.2026

Yazımıza, Micheal Jackson’n, 30 Kasım 1982 yılında yayımlanan albüm adı ile giriş yapıyoruz.

Film, yaşamının ilk çeyreğini alarak ve hepimizde olduğu gibi yaşam yolculuklarımızda, geçmiş travmalarımız üzerine kurulu olduğu ve maalesef ailelerimizi seçemediğimiz gibi zaman içinde hayat yolculuğumuzda aşkta da, işte de doğru insanlarla karşılaşamayabiliyoruz.

Diğer yandan bunların her birinin “bizi biz yapacak olan” birer yol taşları olduğunu düşündüğümüzde, içimize su serpiliyor.

İyi ki! Diyebilenler, kazananlar!

Tıpkı Michael Jackson, gibi. 

İşte senarist bu “Thriller”/ “Gerilim” üzerinden temellendirip; müzikle yumuşatarak ilk olarak “çocuk, Michael”i, görmemizi istiyor.

Eğer onun ruhunu görebilir, yaşam felsefesini anlayabilirseniz, filmi anlayıp sindirebilmeniz daha kolay olacaktır, çünkü. Michael filminin yönetmeni Antoine Fuqua, senarist John Logan ama yapımcı, “Bohemian Rhapsody”de de olan  Graham King.

Matruşka gibi filmi, diğer yandan bizdeki rahmetli Erol Taş kıvamında ve neredeyse Lionel Richie’ye tip olarak benzerliği ile Oscar heykeline aday bir performansta, oyuncu ve yazar Coman Domingo’yu,Michael Jackson’n babası rolünde buluyoruz.  Bu kadar kene gibi bir baba yahut aile üyesi olabilir, o kadar izleyicide nefret uyandıracak kadar iyi oyunculukla karşımıza çıkıyor.

Tam Bohemian Rhapsody (2018) açılışı gibi açılıp, aynı şekilde kapanan film, Los Angels stadyumunda neler gören dünyanın, Elvis’n de dönüşüm çizgisini belirleyen mekandan, siyahîlerden edindiği mahallesindeki danslardan, Michael içinde Londra’ya kadar sürecek filmin birinci kısmında, ayaklar üzerinde buluyoruz.

Michael Jackson ama noName!

Mütevazı, hümanist, hayvan sever, çocuk sever ama ayakları ile konuşur.

AYAKLARINA HÂKİM OL MICHAEL!

Babasının askeri nizam ile yetiştirdiği beşkardeşin yetiştirilme öyküsünü,biraz palazlandıktan sonra kendisine bir şempanze alarak farklılığını gösteren Michael, onu insanlar için deney yapılan bir yerden kurtarır.

Adeta tüm edindiği hayvanlar, aslında birazda kendi sıkışmış çocukluğudur.

Babasının paraya olan düşkünlüğünü, film boyunca ensemizde hissettiğimiz sahnelerle, ben bile burada isyan ederim, dediğim noktada Michael’n doğuştan gelen naif karakteri ile son rol aldığı Los Angels stadyumunda konserine kadar “Bu konser son konser, sırf ailem için ”diyecek kadar vergin ve yüce gönüllü olduğunun bir şeklidir, elbette.

Babasının yaşattığı ve her ailede olduğu gibi “en duygusal” çocuk  üzerinden sömürülmenin devam ettirildiği düzene, Micheal’da sonunda dahil olur.

Thriller başlar ve asla bir Teaser olmayacağını, istemediği halde zorla babasının üstelik haberi olmadan bir içecek markası ile yaptığı anlaşmanın çekimlerinde yanan saçları ile acı içinde bile o diğer yatan hasta çocukları düşünür.

Filmin devamının geleceğini sonunda söylüyor olsalar da bir özet şeklinde en başında anlatılmaya başlanış şekli ve artık sona doğru gelirken........

© Muhalif