Üslup
Beni yakından tanıyanlar üslup konusunda takıntılı olduğumu bilirler. İletişimde her şey söylenebilir, her duygu en sertinden en hafifine ifade edilebilir. Ancak bu bağlamda kullanılacak dil, diğer ifadesi ile üslup derdinizi en doğru şekilde aktarabilmenin yoludur.
Bu bağlamda geçtiğimiz günlerde iki ifade biçimi fazlası ile dikkat çekici geldi. Birincisi Antalya’da yapılan d2026 Diplomasi Forumu sırasında ABD Büyükelçisi Tom Barrack’ın sözleri oldu. Barrack mealen içinde bulunduğumuz bölgede demokrasinin lüks olduğunu, kadife eldivenli otoriter rejimlerin en iyi yönetim biçimi olacağını ifade etti.
Her ne kadar bazı yorumcular Barrack’ın diplomasi kültüründen uzak bu açık sözlülüğünü beğenseler ve “dürüst adam” yakıştırmasını yapsalar da, olağan koşullarda ABD Büyükelçisinin yaptığı açıklamaların ardından “persona non grata” (istenmeyen adam) ilan edilip sınır dışı edilmesi gerekirdi.
Öncelikle coğrafya bilgisi olarak ülkemiz bir Ortadoğu ülkesi değil. Olsa olsa “Yakındoğu ülkesi” olarak nitelendirilebilir. İkinci olarak Türkiye’nin demokrasi mücadelesi 1. Meşrutiyeti çıkış noktası olarak alırsak 1876 yılına dayanıyor. Tarih bilmezlik ve bölgede herkesi birbirinin aynı görmek hastalığı mevcut ABD yönetiminin bütününü kapsıyor. Son olarak ABD’nin İran bataklığına saplanıp kalması, nasıl çıkacağını........
