menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kuşku

33 0
30.06.2026

Önümüzdeki hafta Ankara NATO ülkelerinin devlet başkanlarını konuk edecek. Son birkaç haftadır Ankara’da günlük hayata yönelik olana bitene baktığımda, başkentte yaşamama kararı almanın ne kadar doğru bir karar olduğunu tekrar anladım. Ankara’da yaşayan tüm dostlara ve bütün Ankaralılara sabırlar diliyorum.

Günlük hayatın bir açık hava hapishanesine dönüşmesini, “Allah korusun ya protesto eylemi yaparlar da bizi rezil ederlerse!” korkusuyla yapılan tutuklamaları, “aman fakirliğimiz gözükmesin!” diye boyanan ya da önüne perde çekilen evleri”, “itibardan tasarruf olmaz diye olsa gerek şimdilik sadece NATO liderlerinin inecekleri havalimanı pistinin yenilenmesini” (Etimesgut), “abuk sabuk soru sorup da ayıp ederler kuşkusuyla akredite edilmeyen muhalif gazetecileri” şimdiden kayda geçtik. Bakalım 7/8 Temmuz günleri daha nelere tanıklık edeceğiz.

Öncelikle bir magazin haberi gibi ortaya çıktı. ABD Başkanı Trump İtalya Başbakanı Meloni için “Benimle fotoğraf çektirmek için yalvardı!” dedi, ardından Meloni “bir İtalyan Başbakanı asla yalvarmaz!” mealindeki sözleri ile Trump’a hakkettiği cevabı verdi, iç politikadaki popülerliğini artırdı.

Buradan hareketle, “ne olmuş yani? İkisi arasındaki aşk giderek nefrete dönüşmüş, bize ne?” diye sorabilirsiniz. Ancak Trump Meloni ilişkisi Avrupalı NATO ülkeleri geneline yaygınlaştırıldığında, aynı nefretin izlerini bütün ikili ilişkilerde görmek mümkün. İstisna yok mu? İki istisnadan bahsedebiliriz. Ara sıra çok kızsa da Trump’ın  Netanyahu ile arasının çok açık olmadığını biliyoruz, her seferinde muhabbetini yenilemekten geri........

© Muhalif