Kuralsız tırmanış
ABD/İsrail cephesinin İran saldırısı üçüncü haftasını doldurdu, dördüncü haftaya girildi. Saldırının, daha doğrusu savaşın ne zaman biteceği konusunda savaşı başlatanlar ve sürdürme niyetinde olanlar dahil kimsenin tam bir bilgisi yok. Sadece işlerin bütün dünya için iyi gitmediği ve savaşın her türlü kural dışı, tehlikeli bir tırmanışı beraberinde getirdiği açık.
Öncelikle dünya için iyi gitmeyenleri hemen sıralayalım. İran’ın dünya petrol ticaretinin çok önemli bir bölümünün gerçekleştiği Hürmüz boğazını kapatması, petrol ve doğal gaz fiyatlarında çok ciddi artışa neden oldu. Halihazırda günlük 15 milyon varil petrol geçişi kaybının yaşanmasının 6 ay sürmesi halinde, savaş öncesinde arz fazlası nedeniyle 63 dolar mertebesinde seyreden varil fiyatının 170 dolara ulaşabileceği tahminleri ortada dolaşıyor. Bu durumun pandemiden bu yana ciddi ekonomik sorunlarla uğraşan, petrol ithalatçısı ülkeler için bütçelerinde aşırı yük anlamına geleceği açık. Hele bizim gibi zaten kriz içinde kriz yaşayan ülkeler için sonuçlar çok daha vahim.
Peki bu durumdan karlı çıkan yok mu?
Üzerindeki ambargo hafifletilen Rusya bir numaralı karlı çıkan olarak gözüküyor. Rusya’nın petrol gelirlerini artırması bir yana, Ukrayna’ya karşı sürdürdüğü savaşta kazançlı hale gelmesi dahi söz konusu olabilir.
Durumun savaşın tarafı İran için vehameti bir yana, İran’ı karlı çıkarması da ayrıca saptamamız gereken bir durum. Güçlü hasım ABD Nisan ayının ortasına kadar İran gemilerinin taşıdığı petrolün satışına izin vermiş durumda.
Bir diğer kar edenin de petrol ve kaya gazı üretiminde arz fazlası veren ABD olduğunu da ifade etmek mümkün. Hatta bu durumdan hareketle, İran’ın Hürmüz boğazını kapatmasının bizzat ABD tarafından desteklendiği doğrultusunda yorumlarla da karşı karşıya geldik.
Hürmüz boğazını şimdilik bir yana bırakacak olursak, dünya için çok daha büyük bir tehlikenin savaşın 22inci gecesi yaşandığının altını çizelim. İran İsrail’in kendi nükleer tesislerini vurmasına misilleme olarak İsrail’in nükleer........
