menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İSLAMCILARIN TRAJİK PARADOKSU OLARAK SİVİL ANAYASA TALEPLERİ

11 0
22.07.2026

İSLAMCILARIN TRAJİK PARADOKSU OLARAK SİVİL ANAYASA TALEPLERİ

İslamcıların sürekli laik seküler dünyevi iktidarlardan sivil anayasa talepleri, İslamcıların trajik paradokslarından biridir. Zira iktidarın kurucu ideoloji ile İslamcılığın teorik stratejisi birbirine tamamen zıtlık göstermektedir.

İslamcıların, bidayetinden günümüze kadar gelen sürecinde, egemen güçten sürekli bir şeyler talep etmesi, yukarıda dediğimiz gibi, en sorunlu trajik paradoksudur. Aslında İslamcılığın temelde siyasi talepli bir kurtuluş düşüncesi olarak ortaya çıktığı malumdur. İlk çıkışından günümüze kadar gerek modernleşme ve gerekse egemen ideoloji – saltanat ve cumhuriyet rejimi – ile esastan bir sorunları olmamıştır. İslamcılığın özünde modernleşmeye ve Batıya eğilimi olduğu da mevcut müktesebattan anlaşılmaktadır.

İslamcılık ve İslamcılar, çıkışından günümüze kadar ilerleyen tarihi süreç içerisinde, saltanat dönemlerinde sultandan, cumhuriyet döneminden cumhuriyet rejiminden sürekli talepkar tavır sergilemiştir. Günümüzde ise, İslamcılık ideolojisinin hiçbir idealini kabul etmeyen devlet aygıtından, sivil bir anayasa istemektedirler. Hem de toplumun her kesimini kuşatacak, memnun edecek özgürlükçü bir anayasa. Oysa laik seküler Kemalist iktidarın ne İslamcılığı, ne İslamcıları ne de İslamcıların taleplerini ciddiye almadığını kendileri de bilmektedir.

Bugün İslamcı aktörlerin, özü itibarıyla seküler, kurucu felsefesi itibarıyla Kemalist olan devlet aygıtından “sivil, özgürlükçü ve kuşatıcı bir anayasa” talep etmeleri, bu İslamcılık paradoksun ulaştığı son raddedir. Kendisini yok sayan, sınırlandıran ve gerektiğinde araçsallaştıran bir egemen güçten sivil ve özgürlükçü bir anayasa beklemek, yapısal bir aldanış olduğu kadar, teorik bir teslimiyetin de tescilidir.

Aslında İslamcılığın serüveni, doğuşundan itibaren devletle ve modernleşmeyle kurduğu........

© Mir'at Haber