menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

SINIRLARI, YÜKÜ VE EMANETİYLE ANNELİK

11 0
06.05.2026

SINIRLARI, YÜKÜ VE EMANETİYLE ANNELİK

Bu yıl Anneler Günü yaklaşırken dikkatimi çeken bir şey var. Annelik… her sene anneye değer verilen, konuşulan bir hakikatken; bu yıl çiçeklere, hayvanlara bakım vermeyi de “annelik” kategorisine yerleştiren kampanyalarla anılıyor. Bu sadece masum bir genişletme mi, yoksa anneliğin anlamını bilinçli olarak bulanıklaştıran bir yaklaşım mı, insan düşünmeden edemiyor. Çünkü bir kavramın sınırları ne kadar belirsizleşirse, değeri de o kadar azalır. Annelik… Sadece merhamet ve bakım değildir. Sadece doğurmak da değildir. Onu sıradan bir “ilgilenme hâli”ne indirgediğinizde, geriye anneliğin yükü değil, sadece görüntüsü kalır. Oysa annelik kutsaldır. Ama onu kutsal yapan şey; evladın kendine ait olmadığını, Rabbinin emaneti olduğunu bilmektir. Ve o emaneti, Rabb’inin rızasını gözeten, vatana, millete, dinine faydalı bir karakterle yetiştirme sorumluluğudur. İşte tam da bu yüzden Annelik, kolay tarif edilen bir rol değil; sürekli öğrenilen, emek isteyen, içinde denge aranan bir vazifedir. İyi anne olma çabası da tam burada başlar. Ne sadece duyguyla ne sadece kuralla… İkisinin arasında, bazen şaşarak, bazen öğrenerek ilerleyen bir yolculuk. İyi........

© Mir'at Haber