Az Konuşmanın Hikmeti: İslam Medeniyetinde Sükût
Az Konuşmanın Hikmeti: İslam Medeniyetinde Sükût
Sözün Değeri, Sükûtun Hikmeti
Modern çağın insanı konuşuyor; ekranlarda, sosyal medyada, toplantılarda, sokaklarda… Fakat konuşmanın çoğalması, hikmetin de çoğaldığı anlamına gelmiyor. Bilakis günümüzün en büyük problemlerinden biri, sözün değer kaybetmesi ve sessizliğin unutulmasıdır.
İslam medeniyeti ise sözü yüceltirken aynı zamanda sükûtu da bir fazilet olarak görmüştür. Çünkü her söz bir sorumluluk, her cümle bir şahitliktir. Bu nedenle Müslüman, konuşmadan önce düşünmeyi; düşünmeden önce de susmayı öğrenmek durumundadır.
Kur’an-ı Kerim’de Rabbimiz şöyle buyurur:
“İnsan hiçbir söz söylemez ki yanında onu gözetleyen, yazmaya hazır bir melek bulunmasın.”
Bu ayet, dilin sıradan bir organ değil, insanın ahiret hesabında karşısına çıkacak bir emanet olduğunu göstermektedir.
Peygamberimizin Dil Terbiyesi
Allah Resûlü ﷺ, dili korumanın imanın bir gereği olduğunu vurgulamıştır:
“Allah’a ve ahiret gününe iman eden ya hayır söylesin ya da sussun.”
Bu hadis, İslam’ın konuşma ahlakını özetleyen en önemli ölçülerden biridir. Burada susmak, pasiflik veya korkaklık değildir. Faydasız, kırıcı, günah içeren yahut gereksiz........
