menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Adil Bir Dünya Mümkündür – 3

18 0
20.12.2025

Adil Bir Dünya Mümkündür – 3

Aziz milletimiz,

Ekonomimizin en çok tartışılan göstergelerinden biri bütçe açığı, bir diğeri ise cari açık. İki farklı terim gibi görünürler ama aslında aynı sistemin iki farklı cephesidir.

Ne demek istiyoruz?

Bütçe açığı, devletin gelirlerinden fazla harcama yapmasıdır. Cari açık ise, ülkenin dışarıdan aldığı mal ve hizmetlerin, dışarıya sattıklarından fazla olmasıdır.

Yani biri içerideki, diğeri dışarıdaki dengesizliğin adıdır.

Ve ne acıdır ki bu açıklar, bilerek ve isteyerek sürdürülen bir ekonomik sistemin sonucudur.

Peki, ne oldu?

Bütçe açıkları üzerinden yıllarca yerli rantiyeciler beslendi. Devlet borçlandı, iç piyasadan para topladı ve bunun karşılığında yüksek faiz ödedi. Yani, az çalışıp çok kazanan bir kesim yaratıldı.

Sonra bu strateji yabancı rantiyecilere çevrildi.

Nasıl mı?

Cari açık vererek. Üretimi azalttık, ithalata bağımlı hale geldik. Dışarıdan mal aldık, borçlandık. Bu borcu kapatmak için sıcak paraya muhtaç olduk. Sıcak para gelsin diye de yüksek reel faiz verdik.

Peki sonuç?

Bütçe açıkları ile yerli rantiyecileri, cari açık ile yabancı rantiyecileri besleyip durduk.

Bugün halkımız yoksul, gençlerimiz işsiz, sanayimiz cılız, tarımımız can çekişiyor… Ama birileri, borçtan ve faizden servet aktarmaya devam ediyor!

Bu böyle gitmez!

Biz, bu döngüyü kırmaya veya kırdırmaya kararlıyız.

Nasıl mı?

Servet ve sermaye kavramlarını ayıracağız. Servet üzerinden vergi alınabilir ama üretime dayalı sermaye korunmalıdır.Faizle zenginleşen değil, üretenle büyüyen bir ekonomi kuracağız.Bütçe harcamalarını yeniden yapılandıracağız. Sosyal refaha, üretime, eğitime ve sağlığa yönlendireceğiz.Cari açık odaklı değil, dış ticaret fazlası odaklı bir strateji benimseyeceğiz.

Bizim hedefimiz, borçla dönen........

© Mir'at Haber