GÜNEŞİN DOĞDUĞU İKİ ÜLKE
GÜNEŞİN DOĞDUĞU İKİ ÜLKE
Maide Suresi 51. ayet bize şunu söylüyor:
يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تَتَّخِذُوا الْيَهُودَ وَالنَّصَارٰٓى اَوْلِيَٓاءَۢ بَعْضُهُمْ اَوْلِيَٓاءُ بَعْضٍۜ وَمَنْ يَتَوَلَّهُمْ مِنْكُمْ فَاِنَّهُ مِنْهُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الظَّالِم۪ينَ
İman edenler; Yahudi ve Hristiyanları veliler edinmeyin, onlar birbirlerine velidir. Sizden onları kim veli edinirse, kuşkusuz onlardandır. Kesin olan, Allah’ın zalimler topluluğuna hidayet vermemesidir.
Bazılarımız bilerek bilmeyerek ayeti yanlış şekilde anlayabilir. “Almanyalı yengem Dagmar melek gibidir, bize çok yardımcı oldu. Bizim komşumuz Musevi, çok güveniriz. Pasajda Agop Usta var, sevip saydığımız abimiz, ne yapayım, gidip iki tane çakayım mı?” tarzı yorumlar türetilebilir. Konunun bu olmadığı kelimelerden ve ayetin bağlamından anlaşılıyor.
Ayette, dünyadaki 3 milyar civarı Hristiyan’a Yahudi’ye selam verilmemesi, insani yardımlaşılmaması değil, veli edinilmemesi, onların topluluğuna, sistemine dayanılmaması emrediliyor. Bunun tam olarak ne olduğunu da yine dünya tarihinden örneklerle anlayalım.
Japonya 1980’lerin sonlarında dünyanın ekonomide, teknolojide en ileri ülkesi görünüyordu. Ben de o dönemlerde Japon Ulusal 5. Nesil Yapay Zeka Projesinde çalıştım. Japonlar 1905 Rus-Japon Savaşında bir Avrupa gücüne karşı zafer kazanan ilk ülke olunca bu, Osmanlı dahil bütün dünyanın Avrupa’dan inleyenlerine ümit vermişti. 1923’te Tokyo, Lozan’a 1. Dünya Savaşı galiplerinden biri olarak gözlemci sıfatıyla katıldı. 1930’larda dev ülke Çin’i ele geçirdi. 1941 yılında dünyanın en büyük donanmasıyla hem Amerika hem İngiltere’yle savaşa başladı, Asya’ya hakimiyet planladı. Halk arasındaki inanışın aksine Atom bombasına teslim olmadı, daha önce Tokyo’nun yakılması atom bombasından daha ağır oldu. Sovyetlerin Mançukuo’daki ezici zaferi ve hızla işgale hazırlanmasının ardından Amerikalılara ehven-i şerdir diyerek teslim oldu.
Tokyo kül yığını olmasına rağmen ayağa kalktı, imalat ve ihracata dayalı bir ekonomiyle muazzam ilerleme kaydetti, sayısız Nobelli bilim adamı yetiştirdi, en hızlı bilgisayarı yaptı. Washington’un başına sardığı 1990’ların başındaki ekonomik krizle sesi sedası kesildiyse de 140 milyon nüfusuyla son yıllarda dev bir askeri güç kurdu, uzay çalışmaları yaptı, hala dünyanın ilerisinde. Eski tadı yoksa da hala dünyadaki ilk beş ekonomiden biri. Önemli ülke.
Japonya kısıtlı kaynakları ve uzak coğrafyasıyla nasıl kendi geleneklerini, dilini, dinini, yazısını korudu da biz dahil pek çok ülke bunu beceremedik? Neden Müslüman Filipinler darmadağın oldu, İspanyol isimleriyle, Latin alfabesiyle, Hristiyanlıkla özdeşleşti de Japon ayakta kaldı? Bunun........
