menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

EVRENSEL ADALET ARAYIŞINDA MÜSLÜMANLARIN SORUMLULUĞU

11 0
18.08.2026

EVRENSEL ADALET ARAYIŞINDA MÜSLÜMANLARIN SORUMLULUĞU

Teknolojik ve maddi imkânlar açısından tarihin en gelişmiş dönemini yaşayan insanlık, eş zamanlı olarak ciddi bir ahlak ve vicdan sınavıyla karşı karşıyadır. Haksız ve hukuksuz savaşların mazlum kitleleri ezip yurtlarından çıkardığı, küresel güç odaklarının hukuku ayaklar altına aldığı, gelir dağılımı adaletsizliğinin giderek derinleştiği, suç örgütlerinin kol gezdiği ve daha pek çok krizin insan onurunu tehdit ettiği zorlu bir süreçten geçmektedir. Böyle bir dönemde “evrensel adalet” arayışı, insanlık için lüks ya da hayalî bir fantezi değil; insan onurunu ve toplumsal varoluşu korumaya yönelik ahlaki, hukuki ve vicdani bir zorunluluktur.

Sözlükte “her konuda doğrulukla hükmetmek, doğru karar vermek, herkese hakkını vermek” gibi anlamlara gelen adalet, tüm toplumlar için geçerliliği olan evrensel bir değerdir. Evrensel adalet; insanlar ve toplumlar arasında milliyet, inanç, zaman, mekân ya da kültür farkı gözetmeksizin herkesin temel hak ve özgürlüklere sahip olduğunu savunan bir hukuk ilkesidir. “Evrensel adalet” tanımındaki evrensellik, tüm dünyada doğruluğu ve geçerliliği kabul edilen ortak değerleri ifade eder. Hayatını devam ettirme, inanç ve düşüncesini özgürce açıklayabilme, iş edinme, mülkiyet sahibi olma, adil yargılanma gibi temel haklar, insan onurunu merkeze alan evrensel kurallardır.

Evrensel adalet, gücünü sadece yazılı hukuk kanunlarından değil; bilimden, mantıklı düşünceden, ahlaktan, insan ve toplum vicdanından almaktadır. Toplumların inancından da beslenen evrensel adalet, yerel yasaların çarpıtıldığı ya da yetersiz kaldığı durumlarda, insanlığın ortak vicdanını temsil eden en yüksek meşruiyet terazisidir. İnsanlık tarihinde Hamurabi Kanunları, Magna Carta ve Veda Hutbesi gibi farklı geleneklere ait metinlerde de yer alan evrensel adalet, zaman içerisinde bağlayıcılığı güçlü somut hukuki dayanağa kavuşturulmuştur. Evrensel adalet, 1948 tarihinde Birleşmiş Milletler tarafından tüm dünyaya ilan edilen İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi sayesinde soyut bir temenni olmanın ötesine geçerek bağlayıcılığı olan uluslararası bir norma dönüşmüştür.

İslam düşüncesinde adalet, dar anlamlı hukuki bir prosedürden ibaret olmayıp kâinatın kozmik düzenini sağlayan ve sosyal ilişkileri insan onuruna yaraşır bir zemine oturtan önemli bir değerdir. Kur’an-ı Kerim’de yer alan, “Ey iman........

© Mir'at Haber