ELMALILI HAMDİ YAZIR’A GÖRE DİN-DİYANET AYRIMI
ELMALILI HAMDİ YAZIR’A GÖRE DİN-DİYANET AYRIMI
Din kavramı, İslam düşünce tarihinde hem ilahî kaynağı hem de insan tarafından anlaşılma biçimi bakımından farklı boyutlarda ele alınmıştır. Bu çerçevede Elmalılı Hamdi Yazır’ın tefsiri, “din” ile “diyanet” arasındaki ayrımı doğrudan bir kavram ikiliği olarak değil, Kur’an’ın bütünlüğü içinde ortaya koyan önemli bir yaklaşım sunar. Özellikle “Mâliki yevmiddîn” ayetinin tefsiri, bu ayrımın anlaşılması bakımından temel bir referans niteliğindedir. Bu konuda Elmalılı Hamdi Yazır, şöyle der:
“Dindar olmak için dini hem bilmek hem de sevmek lâzımdır. Binaenaleyh ilim ve irade, akıl ve ihtiyar zat-ı dinin mücerret kendisine dâhil değilse de diyanet ve tedeyyünün rükünleridir. Bunun için isim olan din kelimesiyle, diyanet manasına mastar olan din kelimesinin manalarını karıştırmamalıdır. Diyanet insanın sıfatı ve nefsî bir mefhumdur. Din ise onun mevzu ve müteallâkındaki hakiki ve nefsü’l-emrî bir mefhumdur. Aralarındaki fark, bir hadis-i nefsiyye ile mevzu ve kanunları arasındaki farktır. Başka bir ifadeyle din, vaz‘-ı ilâhî; diyanet ise kesb-i beşerîdir. Bunu tefrik edemeyenler, ilim namına hatalara düşerler.”
Elmalılı’ya göre “din”, Allah Teâlâ tarafından konulmuş olan ilahî nizamı ifade eder. Bu nizam, insan hayatının inanç, ahlak, ibadet ve hukuk alanlarını kuşatan bütüncül bir yapıya sahiptir. Dolayısıyla din, kaynağı itibarıyla ilahîdir; hakikati itibarıyla mutlak ve değişmezdir ve insan hayatını yönlendiren genel bir düzeni ifade eder.
Elmalılı’nın bu........
