menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

CİNSEL İFADELERDE KİNAYELİ LAFIZLARI TERCİH ETMEMEKTEN KAYNAKLANAN MEAL HATALARI

16 0
19.03.2026

CİNSEL İFADELERDE KİNAYELİ LAFIZLARI TERCİH ETMEMEKTEN KAYNAKLANAN MEAL HATALARI

Cinsellik, hayatın devamı için Yüce Allah’ın koymuş olduğu bir yasadır. Aynı zamanda kadın ve erkek için bir ihtiyaçtır. Sevginin tezahürüdür. Allah Teâlâ bu yasasının istikamet üzerine işlemesini ister ve bu bağlamda insanlara nikâh ağı ile bir araya gelmelerini emir buyurur. Kur’an-ı Kerim evliliğin sıhhati ile alakalı geniş malumat vermiş, sünnet doğru temsilini beyan etmiştir. Kur’an ve sünnetten hareketle fıkıh âlimlerimiz kitaplarında nikâh ve talak konusuyla alakalı çok geniş bilgiler vermişlerdir.

Kur’an ve Sünnet cinsel ifadeleri veya olayları ele alırken her zaman kinayeli bir dil kullanır. Edebe aykırı bir üslup asla kullanmaz. İnsani tahrik edecek bir dile asla müsaade etmez. Yusuf suresini okuyanlar bu edebi ve üstün ahlaki dili yakinen müşahede ederler. Bunun örnekleri elbette çoktur. Konuyu uzatmamak için bir veya iki örnekle yetinmekte yarar görüyoruz. Örneğin Bakara suresindeki şu ayete bakabiliriz: “اُحِلَّ لَكُمْ لَيْلَةَ الصِّيَامِ الرَّفَثُ اِلٰى نِسَٓائِكُمْۜ هُنَّ لِبَاسٌ لَكُمْ وَاَنْتُمْ لِبَاسٌ لَهُنَّۜ عَلِمَ اللّٰهُ اَنَّكُمْ كُنْتُمْ تَخْتَانُونَ اَنْفُسَكُمْ فَتَابَ عَلَيْكُمْ وَعَفَا عَنْكُمْۚ فَالْـٰٔنَ بَاشِرُوهُنَّ وَابْتَغُوا مَا كَتَبَ اللّٰهُ لَكُمْۖ” “Oruç gecelerinde kadınlarınızla cinsel ilişkide bulunmanız size helâl kılınmıştır. (Bu durum her iki tarafa da huzur verir.) Çünkü onlar sizin için bir örtü, siz de onlar için bir örtüsünüz. (Doğal olarak eşinizle içli dışlı olur, birbirinizi gönülden seversiniz) Allah, sizin (gereksiz yasaklamalarla boş yere sıkıntılar üreterek) kendinize haksızlık ettiğinizi bildiğinden, tövbenizi kabul ederek sizi bağışladı. Bundan böyle, (Ramazan gecelerinde bile onlara (cinsel olarak da) yaklaşabilir, Allah’ın size yazdığı (ve uygun gördüğü çocuk sahibi olma gibi) nimetlerden yararlanabilirsiniz…”[1] Ayetteki “الرَّفَثُ” kelimesi, cima’nın (cinsel beraberliğin) karşılığıdır.[2] Kur’an’ın bu üslubu muhafaza edilmiş ve insanları irite edebilecek bir çeviri yapılmamıştır. Benzeri bir ayet de şudur: “وَكَيْفَ تَأْخُذُونَهُ وَقَدْ اَفْضٰى بَعْضُكُمْ اِلٰى بَعْضٍ وَاَخَذْنَ مِنْكُمْ م۪يثَاقًا غَل۪يظًا” “Hem karı-koca olarak birbirinizle bu kadar içli dışlı olduktan (ve hem ruhunuzla, hem bedeninizle adeta bir bütün hâline geldikten) sonra, hangi yüzle onlara verdiklerinizi geri alacaksınız? Oysa onlar, nikâh kıyılırken sizden sapasağlam bir söz almış (ve bu söze ne kadar da güven duymuş)lardı.”[3] Ayetteki “وَقَدْ اَفْضٰى بَعْضُكُمْ اِلٰى بَعْضٍ” Kalıp ifadesi; nikâhlı cinsel ilişki,[4] mehir verip nikâh akdi yaptıktan sonra bir yorganın altında bir araya gelmek,[5] erkekle kadının aralarında cinsellik olmasa bile halvette almaları,[6] nikâh akdinin verdiği genişlikle birbirlerine karşı serbestçe davranmak[7] anlamları vardır. Tefsirler benzeri anlamlarda birleşmişlerdir. Meal verirken de bu inceliğin gözetilmesi vahyin üslubuna uygun olandır. Bu üslup Peygamber Efendimizin hadislerinde de korunmuştur. Müslümanların bu dil ile ahlaklanmaları ve her türlü argodan uzak durmaları dinin ruhuna uygun olan davranıştır. Unutulmaması gerekir ki din dili nazik ve naziftir.

Daha önce belirttiğimiz üzere insanların kafalarında soru işaretleri doğuracak manaları meale yüklemek ve kişileri dinden soğutmak doğru ve ilmi bir yaklaşım değildir. Burada meal hatası olarak vereceğimiz örneğimizi Rahman suresinden seçeceğiz. Yüce Allah Rahman suresinde cennetteki nimetlerini saymakta ve iman edenler için özendirici cennet tasvirleri yapmaktadır. Ayetlerden biri şöyledir: “ف۪يهِنَّ قَاصِرَاتُ الطَّرْفِۙ لَمْ يَطْمِثْهُنَّ اِنْسٌ قَبْلَهُمْ وَلَا جَٓانٌّۚ” “Cennette, gözleri eşlerinden başkasını görmeyen öyle (hoş bakışlı) güzeller vardır ki, daha önce ne bir insan eli değmiştir onlara, ne de bir cin.”[8] Benzeri bir ayette aynı surenin 74. Ayetinde geçmektedir: “لَمْ يَطْمِثْهُنَّ اِنْسٌ قَبْلَهُمْ وَلَا جَٓانٌّۚ” Bu ayetin olması gereken meali şöyledir: “O hanımlar ki daha önce ne bir insan eli değmiştir onlara, ne de bir cin.”[9] Çünkü Allah, cennet kadınlarını, oraya lâyık üstün özelliklerle yaratmış ve tertemiz, taptaze olarak eşlerine hazırlamıştır. Onlara ne insan ne cin, hiçbir kimsenin eli bile değmemiştir. Bir anlamda “Gün görmemiş güzeller vardır” biçiminde çeviri yapılabilir. “يَطْمِثْهُنَّ” şeklindeki bu muzari fiilin kökü olan “tamese”, bakireliğin yok olması, hayız ve âdet kanı anlamlarına gelir.........

© Mir'at Haber