Bir Müslüman Hem Laik Hem de Müslüman Kalabilir mi?
Bir Müslüman Hem Laik, Hem de Müslüman, Kalabilir mi?
“Bugün sizin için dininizi kemale erdirdim, üzerinizdeki nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak İslam’ı seçtim.”
İslam ve laiklik arasındaki ilişki, modern çağın en çok tartışılan meselelerinden biri hâline gelmiştir. Özellikle Müslüman toplumların İslami esaslara göre yönetilmeyen devlet yapıları içerisinde yaşamaya başlamasından sonra, “Bir Müslüman hem laik hem de Müslüman olabilir mi?” sorusu sıkça gündeme gelmiştir.
Bu soruya sağlıklı bir cevap verebilmek için öncelikle İslam ve laiklik kavramlarının ne ifade ettiğini doğru bir şekilde ortaya koymak gerekir. Çünkü kavramlar doğru tanımlanmadan yapılan tartışmalar çoğu zaman sağlıklı sonuçlar doğurmaz.
İslam Nedir? İslam, Allah Teâlâ’nın insanlığa vahiy yoluyla gönderdiği son dindir. Sadece belirli ibadetlerden veya ahlaki öğütlerden oluşan bir inanç sistemi değil; insan hayatının tamamını kuşatan ilahi bir nizamdır.
İslam; bireyin Rabbi ile olan ilişkisinden aile hayatına, ticaretten hukuka, sosyal hayattan devlet yönetimine kadar hayatın her alanına dair ilkeler ve hükümler ortaya koyar. Kaynağı ilahidir; belirli bir döneme veya coğrafyaya mahsus değil, bütün zamanlara ve toplumlara hitap eden evrensel bir özelliğe sahiptir. İnsan fıtratına uygun olması da İslam’ın temel özelliklerinden biridir.
Laiklik Nedir? Laiklik genel olarak, devlet yönetiminin dinî otoriteden bağımsız olması ve dinî kurumların devlet işlerine yön vermemesi şeklinde tanımlanmaktadır.
Bir başka tanıma göre ise laiklik, devletin bütün dinlere ve inançsızlık biçimlerine eşit mesafede durması ve hiçbir inancı diğerine üstün tutmamasıdır.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nda devletin laik olduğu belirtilmekle birlikte, laikliğin ayrıntılı bir tanımına yer verilmemiştir. Bu nedenle laiklik kavramı hukukçular ve siyaset bilimciler tarafından farklı şekillerde yorumlanabilmektedir.
Türkiye’de laiklik uygulamada çoğu zaman dine karşı mesafeli bir yaklaşım şeklinde yorumlanmış ve dinî hayatı sınırlandıran uygulamalara dayanak yapılmıştır. Liklik Türkiyede dinsizliğin kalesi İslamında düşmanı olarak uygulanmıştır.
İslam ve Laiklik Neden Bir Arada Olamaz?
Bu tanımlar ışığında değerlendirildiğinde, İslam ile laikliğin aynı zeminde buluşması mümkün görünmemektedir.
Çünkü laiklik, devlet yönetiminin dinî hükümlerden bağımsız olmasını esas alırken; İslam, hayatın bütün alanlarında Allah’ın hükümlerinin esas alınmasını öngörmektedir.
İslam yalnızca namaz, oruç ve hac gibi ibadetlerden ibaret değildir. Aynı zamanda miras, ticaret, aile hukuku, ceza hukuku ve toplum düzeniyle ilgili hükümler de içerir. Bu nedenle İslam’ın hüküm alanı sadece bireyin vicdanı veya özel hayatı değildir. Kamusal alan da İslam’ın hükümlerinin kapsamı içerisindedir.
Dolayısıyla İslam’ın hayatın bütün alanlarına dair........
